26 Ağustos 2017 Cumartesi

junior yazılımcının kendisi ile konuşması


    Yaklaşık iki yıldır motivasyon videolarına önem veriyorum. En korkunç şey tabi ki o videolara takılıp, saatlerce motivasyon videosu izlemek ve sonunda ise uyumak isteyip o günü de gereksiz bir şekilde kaybetmektir. Bana çok fazla yaşandı, halen daha yaşanıyor ama olmaması için çabalıyorum. Dünyada aslında ne kendisine ne de diğer insanlara katkısı olmayan ne çok kişi var. Uzun bir süredir devam eden ama artık bir baş ağrısına dönüşen gelecekte neler yapmalıyım, her günümü nasıl geçirmeliyim ve en önemlisi hangi meslek dalında çalışmalıyım sorusu beynimde güve oluşturdu resmen :) baş ağrılarına sebep oluyor çünkü gerçekten güzel bir şey yapmak istiyorum, aklıma gelen projeler için kendimi yeterli bulmuyor ve öğrenmek için yeterli sabrı gösteremiyorum. Yazılım alanında gitmeye karar verdim neyse ki. Bugün bir çok motivasyon videosu izledikten sonra artık stackoverflow da en çok kullanılan dilleri incelemek istedim. Front-end çalışmalarım olmuştu ama android uygulama geliştirme alanına geçmek istiyorum. Kendimi bu alanda çok ilgili görmüyorum doğrusu...diğerleri içinde öyle, Yapay Zeka hariç..hatta geçende yapay zeka ile ilgili konuşma olunca gözlerim yaşarmıştı ama Yapay Zeka  çok geniş bir konu ve önemli olan onu bir projeye uygulayabilmek. Mesela Siri, insanlar da zaten proje görmek ister, yoksa siz gece gündüz çalışsanız da sizinle mezera gider. Bunlar benim şahsi düşüncelerim...bende birini işe alacak olsaydım veya başkasına tavsiye verecek olsaydım ondan bir şey ortaya koyabilmesini isterdim ama... öyle bir konu seçmeliyim ki gecemi gündüzümü harcamaya değsin ve ben bu konuyu seviyim. Sırf bunun için benim için hangisi hayırlı olacak görmek isterdim. Android uygulama geliştirdekten sonra Play Store'a yüklersem nekadar kazanırım diye baktım.. Bütün vaktimi aylık bana 10tl getirisi olacak bir şeye harcamak istemiyorum doğrusu... Ben aslında teknolojiye ayak uyduranlardan olmak istiyorum, onun için yapılan anketleri araştırdım. Bunun yanında bir diğer önemli şey; mesela siz ne derseniz deyin baştaki kişinin dediği olur, siyasetçi veya iş adamı... Bill Gates twitter'da Enerji, Yapay Zeka ve Artırılmış Gerçeklik konularının gelecekte rağbet göreceğini söyledi. Adam her endüstriye etki ediyor, Dünya'da ne olup bittiğinden haberi var ve böyle bir şey söylediyse bir bildiği vardır. Tabiki o söyledi diye benim Yapay Zeka'ya ilgim yok, zaten vardı :)


  2. sınıf Endüstri ve Sistem Mühendisliği öğrencisiyim. Biz bizeyiz yani kalp kırsa da doğruyu söylemek gerek, ben şu durumda Enerji endüstrisinde aktif rol alabilir miyim? Hayır, Peki mezun olunca? Yine muhtemelen hayır, zaten istemiyordum :) .

   Yapay Zeka, teoriden ileri gidemedim, Yapay Zeka'ya ilgim var diyorum senin katkın olmaz dedi.(birisi..) Tabi ki burada benim hatam devreye giriyor. Teoride kaldım, bilgimi gösterecek bir uygulama paylaşmadım. En azından Youtube'da  Makine öğrenimi veya Python kullanılmış birkaç video çekseydim veya etkinliklerde bulunup, kendimi gösterseydim olmazdı böyle. 20 yaşında azimli ve bu alana yeni girmiş birinin böyle yeni ve önemli konuya gösterdiği zaman belki de affedilebilir ama hatasını düzeltirse.

Herkes çooook zor diyor, tamam abi zor anladık ama makine öğrenimi veya derin öğrenmeyi bir projede uygularsam suppa süper olur.

  Artırılmış gerçeklik, nezaman adını ansam beni ciddi bir ruh haline sokuyor. Sadece C, html ve css bilen biri olarak evet artırılmış gerçeklikte imzam olsun istiyorum fakat ondan önce android uygulama yapmak istiyorum hatta aklıma artırılmış gerçeklik kullanılmış oyunlar geliyor ama milleti gereksiz vakit geçirmeye sebep olmaktan dolayı günaha girmekten korkuyorum.

Gerçekten kullanılabilinecek harika endüstriler var. Kendini bu alanda ilerletene helal olsun, bence güzel bir alan.

Anketle ilgili bilgileri paylaşacaktım ama bu yazı çok uzadı. Normalde herkesin takip ettiği bir blog olsa böyle bir şey yapmam tabiki :)  şuan kendimle konuşuyorum resmen.

 Bu gece ( şuan 00.39) artık hangi alanda gitmem gerektiğine karar vermem gerekiyor. Android içime çok sinmişti ama umutsuzluğa kapılmak işte...malesef


Aslında çok optimistik ve kendine güvenen birisiyimdir. Bruce Lee gibi 'eğer yapmak istiyorsam yapıcam!' derim ve yaparım.

Tek umudum artık hayatını gereksiz yere geçiren bir insan olmaktan çıkmak, ki kaba olmamak adına söyledim ben bu halimi hayvandan aşağı görüyorum. Kusura bakmayın ama ben böyle bir hayat yaşamak istemiyorum. Evet her istediğimi alıyorum ama Afrikada ki kardeşime yardım edebiliyor muyum? Hayır, kimin telefonunu kullanıyoruz, Cihad'ın manasını kimden öğreniyoruz, gıda, medya, endüstri kimin elinde? Rahat uyumak istemiyorum çünkü Filistindeki kardeşim uyumuyor. Öyle iyi bir insan değilim ama en azından çabaladım veya onları düşündüm demek, diyebilmek istiyorum.

Düşünsenize Fatih Sultan Mehmed ile buluşma şerefini elde edebilirsiniz Cennette inşaAllah. Onların karşısına çıkmak nasip olursa, kardeşim açken ben toktum, medyaya kandım ona buna şuna kandım demek istemiyorum çünkü fitne hep vardı önemli olan ondan korunmak.. Nereden nereye geldim.. ama kağıda yazmaya üşenen bana ilaç oldu. Umarım google robotlarından başkası görmez :) bunlar benim düşüncelerim, siyah ve beyaz arasında seçim yapmak gerek, gri diye bir yer yok, yerini belirle...







15 Nisan 2017 Cumartesi

5 Adımda Programlama Dili Öğrenimi




     Bir çok kişi yazılım öğrenmek istiyor fakat sonuca ulaşan kişilerin sayısı başlayanların sayısı ile  kıyaslanmayacak kadar küçük .Yazılım( programming ) öğrenirken yapılan hatalardan bazıları ;


  1.  Sadece okulda ki derslerle birlikte yazılım öğrenilebileceğini düşünmek 
  2. Pes etmek ve devam ettirmemek 
  3. Çok hızlı ve ya çok yavaş ilerlemek
  4. En kötüsü ; insan üstü bir şey olduğunu düşünüp hiç başlamamak
  5. İşin mantığı kavramadan konuları geçmek.
           5 Etkili Yol İle Yazılım Öğrenin  

  •   Örnek Kodları inceleyin
  •    Herhangi bir programlama dilini öğrenmeden önce ve öğrenme sürecin de örnek kodlara bakıp ne işe yaradıklarını anlamak ve ya en azından anlamaya çalışmak yararlı olacaktır .Hiçbir şey anlamasak bile beynimiz onu bir klasörde depolar ve onu öğrenince o bilgiye karşı olumlu bakar , yeni öğrendiğinizi düşünseniz de uzun zaman öncedir ona baktığınız için beyin kendini o bilgiye yakın hissede ve unutmaz.
  •   Okumak , Anlamak Yetmez , Kodu Yazın
  •  Okuduğunuz zaman bir kodu anlamış olabilirsiniz fakat kodu kendiniz yazıp , hızlı bir şekilde kod yazıp , eğer yanlış yaparsanız da onları çözmeye uğraşmanız gerekir .Kod yazmazsanız yanlış yapamazsınız , yanlışlarınız üzerinde çalışmazsanız soru çözme becerisi edinemezsiniz . Bunun için yanlış yapınca üzülmemeli , sadece çözmek için gayret göstermelidir.
  •  Bir önceki basamakta incelemiş olduğunuz kodları kendiniz yazın ve üzerinde değişiklikler yapın .
  • Öğrendiğiniz Bilgileri Birleştirin 
  •   Birlikte ilerlediğiniz video serisi ve kitap anlatımı akışının haricinde öğrendiğiniz bilgileri birleştirerek kendi programınızı yazın .Unutmayın iki satır bile sizin olsun , yaratıcı olmak zorunda değil , ilk defa yapılan bir şey olmak zorunda değil , tek amaç öğrendiğinizi ve ana mantığı anladığınızı görmektir.
  • Debugger Kullanın 
  •  Debug tekniklerini öğrendikçe , program yazmak daha kolay hale gelecektir .Debugger sizin variable değerlerini görmenizi sağlar .
  • Elinizden Geldiğince Çok Kaynak Kullanın
  •  Programlamaya direk başladığınız gibi değil fakat gün geçtikçe daha çok kaynak karıştırmak her zaman faydalı olur .Anlamadığınız bir konu diğer bir kaynakta daha güzel anlatılmış olabilir.Böyle bir şansı kaçırmamak gerekir. 

   Yazılım ( programlama dili ) öğrenimi günümüzün ve muhtemelen geleceğin en değerli mesleği olmuş durumda .Günümüz de her şey internet üzerinden yapılıyor ve gelecekte olacağını düşündüğümüz üstün  robotlar ise kodlar yazılarak oluşturuluyor ve bunun için kod bilgisine gerek vardır .Zor olduğu düşünerek vazgeçmek muhtemelen beyninize haksızlık olur çünkü kullandığınız o süper zeka telefonun kodunu yazan sizden çokta farklı birisi değil , sadece konu üzerinde vaktini harcamış kişidir. 

13 Nisan 2017 Perşembe

Hacamat Yaptırmanın Faydaları


hacamat yaptırmak

 Yunan, Arap , Hindi , Türk , Çin ve daha bir çok kültür hacamat ile tanışmış durumda .Hacamat Peygamber Efendimiz (SAV) tarafından tavsiye edilmiş ve övülmüştür.


 Kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır (yahut hacamat sizin en iyi tedavi yollarınızdır.)”(Buhâri, Tıp 13; Müslim, Musakat 62)
“Yâ Muhammed! Size, tedavi maksadıyla kan aldırmanızı tavsiye ederiz. Ümmetine de kan aldırmalarını tavsiye ediniz!” 
 “Hacamat olmak aç karnına daha faydalıdır. Hacamat olmak, aklı ve hıfzetme (ezberleme) gücünü artırır. Hafız olanın da hıfzetmek kabiliyetini kuvvetlendirir. Artık kim hacamat olmak isterse Allâh’ın ismini zikrederek perşembe günü hacamat olsun.” (İbn Mâce, Kitâbu’t-Tıb, 22)

     Hacamat'ın Faydaları Nelerdir 


      Kanın Zehrini Giderir
  •   Vücudumuzda meydana gelen bir çok hastalığın nedeni asidik toksinler ve kan'ın kirliliğidir.Düşünün kan sürekli vücudunuzda dolaşıyor fakat temiz değil ! Arabanızın bile kirli kalmasından rahatsız olurken vücudunuzda kirli kan dolaşması kabul edilebilir bir durum değildir .Hacamat ile birlikte , vücudunuzda ki yararsız , istenilmeyen kandan kurtulursunuz ve organlarınızın performansını artırırsınız .Vücudunuzda temiz kanın dolaşması ile birlikte bir çok hastalıktan korunmuş olursunuz .
       Gelişmiş Kan Dolaşımı 

  • Sağlığımız vücudumuzda her organı , her köşeyi dolaşan kanın kalitesine , lenfatik  ve hormonsal akışkanlara bağlıdır.Bu akışkanların durgunlaşması durumunda vücudumuz sıkıntı çekiyor .Hacamat ,  toplanmış kanı görevlendirip , kanın sirkulasyonunun hızlamasını sağlar .
  • Kan vücudumuzun bütün organlarına kolay bir şekilde ulaştığı sürece , daha sağlıklı hissederiz .
        Bağışıklığı Artırır 
  • Hacamat'ın vücuda diğer bir büyük faydası ise ağrıyı ve kaslarda ki sertliği azaltmasıdır .
  • Zehirden arındırılmış olan kandan durgun , hareket etmeyen katılaşmış  kanı uzaklaştırır.
       Vücut Sistemlerinin Düzenlenmesini sağlar 
  •  Hacamat uygulamanın diğer bir yararı  , hacamat'ın doğru yerlere uygulanması halinde karaciğer  , böbrek , üst ve alt solunum yolu hastalıkları  , jinekolojik hastalıklar gibi problemlerini giderir.Hacamat ; baş ağrısı , sırt ağrısı , eklem yangısı ,astım , cilt problemleri , anemi , depresyon ve duygusal problemlere iyi gelir .


12 Nisan 2017 Çarşamba

Seminer VS Ders


seminer vs ders

    Dün özel bir üniversite de seminere katıldım ve kendime şöyle bir dönüp baktığım da seminerlerin bana okulda ki eğitimden daha çok kattığını düşünmeye başladım .Çünkü her şeyi yapmamız için gereken şey aslında kendimize inanmak ve bu yolda çalışabilecek azme sahip olmakdır ,emin olun ki istemediğiniz bir şey için azimli olamazsınız.

  Öğrenme başlığı altında ikisini karşılaştırınca , okul da teknik bilgiyi alıyorsun , seminer de ise başaran insanların hikayelerini dinliyor , onların bizden farklı olmadıklarını ve düşünce yapılarını anlayabiliyorsunuz .Evet güzel de , seminerde aldığımız bu heyecan eğitimin eksiğini kapatamaz diye düşünürsek aklıma Elon Musk'a roket yapmayı nereden öğrendiniz dediklerinde ;

  Kitaplardan öğrendim , demiştir.

 Okulda gereksiz geçen vakitleri , zaten bildiğiniz basit şeylerin öğretilmesi , öğretmenlerin kaprisleri de bunun üzerine eklenince okulun sadece disiplinsiz insanlar için olmadığı görülüyor .

Neden sadece disiplinsiz insanlar için diyorum ? çünkü disiplinli kişi zaten sorumluluğunu bilip , sevdiği konu üzerinde vakit harcayan kişidir.Böyle deyince aklınıza sıkıcı bir konu gelmesin , oyun yapmak , kod yazmayı öğrenmek , dizayn üzerine bilgileri edinmek , yazmak ... sevdiğiniz her şey

 Seminerlere katılıp işveren kitlesinin düşünce tarzını öğrenmenin size katkısı olacağını düşünüyorum .

Seminerlere Katılmanın Faydaları


semirlere katılmanın faydaları

   Üniversite öğrencileri için olmazsa olmaz olan bir gelenek hale gelen 'seminerlere katılmanın ' gerçekten öğrenci hayatına etkisi var mı ?

  Seminerler , iş yeri yetkililerinden bir kişinin gelip şirketleri hakkında bilgi verdikleri ortamlardır ve soru cevap şeklinde devam edip , hem kendi şirketlerini ve yönetim şekillerini , işe alma kriterlerini tanıtırlar hemde öğrencilere başarı hikayelerini anlatıp onların da bu yollardan geçmesi konusunda ilham verirler.

                           Seminerlere Katılmanın Faydaları 

  •  Seminere katılmanız işinizle ilgili ne kadar ciddi olduğunuzu gösterir 
  • Dinlediğiniz başarı ve ya başarısızlık hikayeleri size ilham olur .
  • Kariyere nasıl başlanılır ve işe girerken ne önemlidir bunları öğrenirsiniz.
  • Şirketlerin yönetim şekilleri hakkında bilgi edinirsiniz .
  • Şirket yönetenlerin de bizler gibi insan olduğunu , şen şakrak olduklarını görmek sizleri bu yolda motive eder .
  • Şirket yöneten kişilerin genel olarak sahip oldukları ortak düşünce ve düşünce sistemini anlarsınız .
  • Yeni kişiler tanırsınız ve böyle kişiler ile birlikte olmak gurur verici olur .
  • Belki de kariyerinize sizi ulaştıracak ilk adımı orada atarsınız , ve ya yeni bir düşünce sahibi olursunuz .

                    Benim Seminerlerden Öğrendiklerim
  •      İş verenler bizim gibi insanlar , tabi aralarında çok ciddi gözükenler de var ama genel olarak gençlere çok anlayışla davranan insanlar . 
  • Bir çok iş veren hobi kısmında eğer kitap okumak yazılıyorsa bunu kabul etmeyip direk sizi eliyorlar .Bunun için hobi kısmına kitap okumak yazmayınız .
  • Bütün iş verenlerin aklında ki düşünce ' okulda alınan eğitimin yeterli olmadığı ' bunun için sizin kendinizi nasıl geliştirdiğiniz ve neler yaptığınız okul ortalamanız dan kat kat daha önemlidir. Yani onlar için gerçekten puan değil de işi yapabilme kabiliyeti önemlidir.
  • Staj zamanınız da size fotokopi çektirecekler , çay taşıttıracaklar bu tür şeylerden bunalmayın çünkü iş verenlerin hepsi bunları yaptığını hatta proje yönetimi uzmanı olan bir işverenin ilk gittikleri yerde patronu ile birlikte WC temizliği yaptıklarını duyduğum da şaşırmıştım ve dikkat ettikleri husus o başarı yoluna giden her şeyi kabul etmektir. 
  • İş verenlerin bir çoğu işi seversen yaparsın gibisinden bir düşünce ileri sürüyorlar .Dün katıldığım seminerde bunun yalan olduğunu ileri süren oldu çünkü iddiası şuydu ' kimse sabah kalktığı zaman oh canım işim diyip yataktan atlamıyor ' .Bu sadece gerçekliğin bir boyutu .
  • Büyük firmalarda pek fazla sağlanan bir şey olmasa da , grafik dizayn , ajans gibi yerler de esnek çalışma saati görülür , sadece bitirmeleri gereken iş vardır ne zaman bitirirsen bitir , istersen kafede bitir ister gece bitir , tek dikkat edilen işin yapılması .
  • Kariyer bir anda olan bir şey asla değil , bu insanlar acı çekerek , laf yiyerek , gecelere kadar çalışarak bu yerlere geldiler .Unutmayın ki hiçbir şey bir gecede olmuyor .Düşünce bile bir anda gelen bir şey olmasına rağmen doğru şeyi bulmak zaman alıyor .Eğer gerçekten kendi işinizi kurmak ve ya üst seviyeye gelmek isterseniz katlanmanız gereken bir çok şey olacak .

Size ilham verecek kişilerin bulunduğu seminerlere katılmanızı öneririm .




9 Nisan 2017 Pazar

Tesla'nın Kayıp Icatları


   Her nekadar günümüzde pek fazla tanınan birisi olmasa da Nikola Tesla saygı duyulması gereken bir bilim adamıdır .Nikola Tesla'nın hayatını incelediğimizde kendisinin hayatında yaşadığı sıkıntıları ve Edison ile arasında geçenleri görüyoruz .Her ne şans ise Nikola Tesla'nın icatları ortadan kaybolmuştur .Nikola Tesla paraya değer vermeden sırf sevdiği için bilim üzerine kendini adayan değerli bir kişiliktir.

                                           Nikola Tesla'nın 5 Kayıp İcadı 

  Ölü Işın ( Death Ray ) 

1930'lu yıllarda ölü ışın adlı bir mekanizma icat ettiğini öne sürmüştür.Bu mekanizma ile birlikte hedeflenmiş yoğun enerji üretebiliyordu ve bu düşman savaş uçaklarının imha edilmesinde kullanılabilirdi.
Ülkelerin savaş içerisine girmesine sebep olacağını düşündüğü için bu icadını kullanıma geçirmemiştir.
teslanın kayıp icatları




Tesla'nın Salınacı

1898 yılında  Tesla elektromagnetik dalgalar yayan bir cihaz icad etti.Bu cihaz ile birlikte bir binaya elektrik verilip bir deprem şoku yaşatılabilirdi.Bazı devletlerin zamanında bunu kullandığı düşünülmektedir.



Bedava Elektrik Sistemi 

Tesla inşa ettiği ücretsiz elektrik kulesi ile birlikte elektriği bedava bir şekilde sağlamayı ve insanlara sunmayı başarmıştır .Bu kule ile birlikte uzak bölgelere kadar elektrik sağlamıştır .




Dünyanın en kalabalık hapishanesi




 Dünyanın en kalabalık hapishanesinin nerede bulunduğunu hiç merak ettiniz mi ? Sizce nerede olabilir ?
Dünyanın en kalabalık ülkesi olarak Çin de olabilir mi ?

   Dünyanın en kalabalık hapishanesi , Filipinler'in merkezinde bulunmakdadır .Öyle kalabalık hale geldi ki iğne atsan yere düşmez deyimi burada gerçekleşti.


 Hapishane'nin kapasitesi şuan %450 olmuş durumda.Bu mekan insanların uyurken bile rahat olmadığı bir hale gelmiş.

  800 kişiyi barındırabilecek halde tasarlanan hapishanenin durumu bu ;

dünya'nın en kalabalık hapishanesi




  Birisi yemek yaparken aynı oda'da yemek pişirenler bulunuyor ve insanlar sürekli beraber olmaktan aşırı derece sıkılmış ve psikolojileri bozulmuş durumda.




 Her nekadar suç işlemiş olsalarda bu insanların bu şekilde bir ortamda bulunması can sıkıcı bir hale gelmiş durumda .

Steve Jobs neden çocuklarının ipad kullanmasına izin vermedi


  • Hiç merak ettiniz mi , iPad , iPhone , Windows gibi teknoloji dünyasını değiştiren , her yıl yeni bir gelişme ile karşımıza çıkan kişilerin çocukları günlerini nasıl geçiriyor ? Çevrelerinde ki her şey teknolojik olmalı , dünyanın en lüks okullarında kitap yerine tablet kullanıyor olmalılar ... 


steve jobs neden çocuklarının ipad oynamasına izin vermedi Günümüzde artık her ebeveyn çocuklarını nasıl yetiştirmesi konusunda araştırma yapar oldu .Televizyonlara çıkıp çocuklara küçük yaşlarda teknolojik aletlerin verilmesinin çocuklarda 'zeka geriliği ' yaptığını belirten uzmanlar bile çocuklarını teknolojinin zararlarından kurtaramadı.

  Teknolojinin gelişmesi ile birlikte , hayat'ın her yönü değişmiş bulunmakta.Hiç farkına varmadan aslında telefona günde 200 kere bakıyoruz .Farkına varmıyoruz çünkü artık hayatımızın bir parçası olan olağan- kabul edilemez bir durum olmaktan çıktı .Öyle ki beynimiz ve vücudumuz bunu sevdi.

Steve Jobs kendi çocuklarının iPad ve ya herhangi bir teknolojik alet ile uzun süre vakit geçirmesine izin vermezdi !

  Bir pazar günü makalesinde , New York Times yazarı olan Nick Bilton Steve Jobs'a ; çocuklarınız iPad'i çok seviyor olmalı , dedi

 Steve Jobs cevapladı :

  Onlar henüz iPad kullanmadılar .Evimizde teknoloji kullanımı sınırlı .

 Özellikle Steve Jobs'ın ünlü olduğu Silicon Vadisinde , mühendisler çocuklarının teknolojiden uzak durmasını sağlıyor ve daha fazlası çocuklarını teknoloji bakımında geri kalmış , köylerdeki okullara gönderiyorlar.Çocuklarının teknoloji ile değil de yeşillik , doğa ile iç içe olacakları , temiz havayı çekecekleri , etrafındaki güzellikleri daha fazla görebilecekleri ortamlarda bulunmasına dikkat ediyorlar .

  Dünyanın en ileri gelenlerinin çocuklarını , bilgisayarın olmadığı , yeşil tahtaların devam ettiği Los Altos 'da bulunan Waldorf adlı okula gönderiyorlar .

3D Robotics firmasının sabihi olan Chris Anderson , teknoloji üzerine çalışanların neden çocuklarını teknolojiden uzak tuttuklarının nedeni için bir açıklama yapmıştır;





   Çocuklarım ve eşim , onları teknolojiden uzak tutmak için aldığım kurallarda ileri gittiği mi düşünüyorlar .Bunun nedeni teknoloji'nin bize verdiği zararı kendi gözlerimle görmüş olmam ve çocuklarımı bu zararlardan korumak istediğimdendir.
  Eğer bugün içerisinde olduğumuz teknolojiye olan aşırı 'bağımlılık' bu şekilde devam edecek olursa muhtemelen bizler dışarıda arkadaşlarla saklambaç oynamanın zevkini en son tadan jenerasyon olacağız .
Teknolojinin bu derece içerisinde olan kişilerin , böyle katı kurallar ile ailelerini teknolojinin zararında uzak tutma çabasını gördük .Dikkat edilmesi gereken şu ki ; biz eğer bu insanların söylediklerini doğru bulup yaptıklarını yaparsak ( teknolojiden uzak durursak) bu insanlar para kazanamaz , işleri biter .Peki neden söylüyorlar bunu ? çünkü gerçekten kimse uygulamayacak , herkes için bir yaşam parçası olan bu hastalıktan kimse kurtulmak istemiyor.

  •   Dünyanın en zengin insanlarından birisi olan Warren Buffet kendisine başarısının sırrı sorulduğu zaman ' günde en az 5 saat kitap okuyun , ama biliyorum yapmayacaksınız ' demiştir.



18 Mart 2017 Cumartesi

Blog Yazarlığına Başlayacaklar icin Tavsiyeler



   Her nekadar yabancı ülkede daha yaygın olsada Türkiyede de blog yazarlığı gittikçe artıyor.Hiç yanlış yapmayan , yaptığı her şey doğru giden bir blog yazarı var mıdır bilemiyorum .Şahsen ben onlardan değilim .Yaklaşık 2 aylık bir süre içerisinde gece gündüz blogumu düşündüm

  Arkadaşlarımla aramda geçen konuşmayı anlatmak istiyorum :

Arkadaşım : Blog yazmak nasıl bir şey ?
Ben: Anne gibiyim. Blogum benim çocuğum bir kaç gün ilgilenmesem darılıyor.

Eğer blog yazıyorsanız bunu fark etmişsinizdir yazmıyorsanız ise beni ileride haklı bulacağınızı düşünüyorum.

Blog yazmak gerçekten keyiflidir ama dediğim gibi hiçbir başarı direkt olmuyor .Bunun için problemli yollardan geçmek gerekiyor .

Düşünün ki bir yoldan geçeceksiniz eğer sizden önce giden problemleri söylerse sizde bunları bilerek dikkatli bir şekilde gidersiniz.Bu sebepledir ki bloga başlamadan önce neleri bilmelisiniz bundan bahsetmek istiyorum.


 Hangi platformda başlamak istediğini ve bu iş için para harcamak isteyip istemediğine karar ver

En çok bilinenler Wordpress ve Blogger olmasına rağmen farklı blog açma siteleri daha vardır.En çok tercih edilen Wordpress olup şahsi bir kişiliğe aittir.Wordpress.com sitesinden blog açtığınızda kısıtlamalar olduğunu fark edeceksiniz.Wordpress.org sitesinden açınca ise karşınıza hosting problemi çıkar.Ücretsiz hosting alabilirsiniz fakat örneğin .com .net gibi ünlü hostinglerle bitmek yerine esy.es ile biter ve bu blogunuzun üst sıralara gelmesi için daha çok çalışmanız gerektiği anlamına gelir.

Blogger açması çok kolay olmasına rağmen kullanıcısına diğer platformlar kadar destek vermiyor.Bloggerdan blog açtığınızda site urlniz .blogspot.com ile biter ve bunu sonradan ücretli hosting alarak .com .net yapabilirsiniz.


     Hangi konu ile ilgili yazmak istediğini bil

Bu konu çok fazla önemli gibi gözükmesede çok önemlidir.Birincisi google robotları blogunuzu taramaya gelince blogun hangi konuya ait olduğunu anlamaya çalışır .İkinci bir sebep ise bu sizin sadece o konuya odaklanmanızı sağlar.

 Reklam vermek için acele etme
  Blogunuzu açtığınız gibi hemen popüler olmasını ve reklam verme şansınız olmasını beklemeyin.Bu iş sabır gerektirir.

İlk ay hergün ikinci ay iki günde bir ve yıllar oldukça hafta ,ayda bir yazmak yeterlidir

Seo ayarları ve Seo ya uygun makale nasıl yazılır bunları araştır 

Kendine uygun temayı bul ve aniden değişiklik yapma 

Şahsen ben ilk bir ay sürekli tema değiştirerek ve 4-5 tane blog açarak gereksiz vakit kaybetmiştim .Bu gerçekten çok can alıcı oluyor , temanızı çok iyi seçin.

Hesabınızı 2 adımla doğrulama ile güvenli tutun .Her başka bir tarayıcıdan girmenizde telefonunuza kod gelir bu ise hackerlara karşı alınan küçük bir önlemdir.

Utanmayın : Sosyal medyada paylaşımlarınızı paylaşın , insanların sizi bilip abone olmasını sağlayın 

Şimdilik aklıma gelenler bukadar , yazılanların hepsi kalpten yazılmıştır .Bu engelleri bilmek ve onlara karşı önlem almak önemlidir.Sizinde tavsiyeniz veya sorunuz olursa yorumda beklerim

   

16 Mart 2017 Perşembe

Blog Yazmak İçin 10 Önemli Neden



blog yazmak için 10 önemli neden


    Sayfayı kalbinin nefesleri ile doldur ' William Wordsworth
Hayatta çok fazla şey yaptım ama hiçbiri bana ingilizce öğrenmek ve blog yazmak kadar zevk vermedi.Ben bir şeye başlamadan önce sürekli o konu ile ilgili düşünür ve bu uzun süren süreç sonucunda umutsuz olup vazgeçerdim fakat nasıl oldu ise bir gece blog açtım ...Her şey ozaman başladı


  Gerçekten sizin yazdığınız yazıları diğer insanları okuması kadar tatlı bir şey yok.Düşünsene bu zamana kadar okadar internet sitesinde dolaştın işte fırsat senin ki karşında hemde çok kolay.

                   Blog Yazmak İçin Sebepler

   Malesef ki çevremdeki insanlar blog ne? niye açtın ki gibi soruları sormaktan çekinmediler.Arkadaş ben hayatımı gereksiz yere tv izlerken kimse söylemiyordu bunları .

1) Özgüveninizi artırması 
  Ne kadar çok şey yaparsak o kadar kendimize olan güvenimiz artar.Tabi ki bu iş sizin sevdiğiniz ve kamu yararına olursa daha olumlu beklentiler içerisine girebilirsiniz .Dünyada çok ünlü artistlerin , konuşmacıların sitelerinin bile altyapısının blog olduğu görülmüştür.Yani artık site kurma devri yavaş yavaş kapanırken blog açmamak olmazdı.

2) Sevdiğiniz Konular Hakkında Yazarsınız 

Bu sizin hem daha iyi yazmanızı hemde kendi düşüncelerinizi diğer insanlara bildirme fırsatı verir.

3)Daha iyi bir düşünür olursunuz 

Blog yazmak her nekadar istesenizde istemesenizde sizi araştırmaya zorlar .Bu biryandan kelime dağarcığınızın gelişmesini sağlar , kitap okumuyorsanız artık üzülmenize gerek yoktur çünkü zaten internet üzerinden araştırma yapmanız yetiyordur.

  Meşgul olmak ; yaptığınız iş ile ilgili düşünmenizi sağlar bu da size katkı olarak geri döner

4) Kendini Daha İyi Tanımanı Sağlar 

Genel olarak kendimizi hesaba çekme gibi bir alışkanlığımız yok .Her insan yazdığına kendi düşüncesini aktarması ile beraber kendi karakterini de yansıtır.Yazılarınızdan nasıl bir insan olduğunuzu analiz edebilirsiniz.

5)Seçici Olmanızı Sağlar

Dünya bilgi ile ve kat trilyonlarca kitaplarla doludur .Her düşünceye kendimizi kaptırıp gitmememizi engeller .Ne hakkında ve neler yazacağımız konusunda seçici oluruz.

6) Boş Vakitleri Faydalı Bir Şekilde Değerlendirmektir

Düşünsenize yazdığınız yazılar insanların yaralarına merhem oluyor.Bir çocuk sizin sayenizde ödevini yapıyor ...bunların hepsi çok güzel şeyler ve hepsini sen yapıyorsun .

7) Kim olduğuna bakmaz

İster bakkal amca olun ister avukat , yanlış anlamayın .Blog açmak kolay olduğu itibariyle ve herkeste kendi öz düşüncelerine sahip olduğuna göre herkes blog yazabilir.

8)Yeni İnsanlarla Tanışırsın 

Bu blog yazmanın güzel bir getirisidir.Aynı heyecanı diğer bloggerlarda görmek size de blog yazmayı sevdirir.

9) Para Kazanın 

Ben hernekadar herhangi bir gelir elde etmiş olmasamda blog yazarlığından para kazanmak mümkündür.Hatta bir yerde nasıl ev alıyorsunuz blog açın para kazanın diye okumuştum :) 

10)Site Yazmakdan Kolaydır
Site açmak zahmetlidir fakat blog için özel temalar mevcuttur ve hatta ücretsiz bir şekilde ( benim gibi) sadece vaktinizi harcayarak sizlerde google arama sonuçlarında blogunuzu bulundurun



         Unutmayın ki blog yazma sevip sevmeyeceğinizi blog yazmaya başlamadan bilemezsiniz.İşiniz rast gelsin 

15 Mart 2017 Çarşamba

Bayanlar Ve Erkekler Arasındaki Farklar



     Kadınlar ve erkekler eşit midir ? sorusuna bazı insanlar eşittir bazıları ise eşit değildir olarak cevap veriyor .Küçükken sürekli erkek ve kadın eşittir diye düşünürdüm .Fakat büyüdükçe sorulara farklı bakış açısından yaklaşmaya başladım .

 Kadın ve erkek vücut itibariyle çok farklılar bu bariz .Ağırlık kaldırma ve fitrat yönündende farklıdırlar.Erkekler daha güçlü bayanlar ise narin ve kırılgan olarak görülür .

Bayanlar kızdıkları zaman yıllar öncesinde yaşanmış küçücük ayrıntıları karşısındakini tanımıyormuş ve kalbi yokmuşcasına saydırır sanırım bu bayanların narin olmasından dolayı kaynaklanıyor.Çok mu kırılıyorlar ne :)

 Bayanlar özel günlere dikkat eder , erkekler ise genelde unuturlar fakat yeri gelince romantik olmayı bilirler.

Bayanlar birden çok kişiyi seviyor gibi olsalarda aslında ilk sevdiklerini asla unutamazlar .Erkekler ise sanırım fıtratlarında var eğer ayrılmışlarsa çok sevmiş bile olsa başkasını sevip eskisini unutmaya meyillidir

 Erkekler ve bayanlar iş konularında ayrılırlar .Tabiki güç isteyen işleri erkeklerin alması yanında maaş bakımından da bayanların daha az maaş aldığı görülür.

Bayanlar erkeği , erkekde bayanı değiştirebilir bu hangsinin daha baskın( daha cazgır :) ) olduğuna bağlıdır .

Bayanlar şiirleri sever , bilim insanlarının çoğunluğu erkekdir ....

Bir bayanı değerli kılan erkek , erkeği değerli kılan bayandır .Bayanlar erkekler için hediyedir .

Bayanda Erkekde insandır .Havva anamız ve Adem peygamberden gelmişdir.Kırık kalpler diyarı ve çoğunluk için lünapark olan dünyada yaşarlar .Yolculuk ise herkes için aynıdır .3 bilet vardır biri kesilmiştir diğeri ölümde kesilir bir diğeri ise ahirette kesilir .

Gerçek şudur ki ; erkek ve bayanın farklılıkları olduğu gibi aynı yönleri çoktur .İnsani özellikler ilk başta gelen ortak özelliklerdir .Bayanlar hizmetçi değildir ve erkeklerin işlerini yapmak zorunda değildirler .

9 Mart 2017 Perşembe

Havam degisiyor


  İstediğiniz bir şey olmadığı zaman nasıl davranıyorsunuz?

İlk başta bir çeşit acı hissedeceksiniz.

Peki bundan sonra ne oluyor ?

  Daha sonrasında o an'a , dünyadaki herkesin size karşı olduğunu düşündüğünüz , hiçbir şeyin yolunda gitmediğini ,her yaptığınızın kötü sonuçla size geri döndüğünü düşündüğünüz an'a geri mi dönüyorsunuz ?

İşte bundan kurtulmak için bir kaç tavsiye ;

Her şerde Hayr vardır ( belki bir tane belki bin tane Allah bilir)

 Yaşanan durum seni felaket derecede üzmüş olsa da arkasındaki mesajı gör.Belki de kötü olduğunu düşündüğün şey senin için hayırlı olacak.

Bu sorunu çözmek için neler yapabilirim diye düşün .

SABR ET
 Dünyada ki herkes tarafından sevilmeyi , saygı görmeyi bekleme.Hayatta hep aşağı görenler vardır , sen kendine ve diğerlerine saygı göster , seni sevenler sana yeter hatta onlar özeldir.Dünyalar dolusu arkadaşın olması yerine az ama gönülden olmasını tercih ettiğin gibi ;işlerini de gönülden yap ve kötü arkadaşa sabr ettiğin gibi sabr et.

Hava değişimlerini Kafaya Takma
Bu günlerde herkes hava değişiyor ya bir üzgünüm ,acayibim diyor ...Bu tür basit şeylerin seni yılmasına izin verme.
Herkesi kafaya takma
Karşındakinin neler yaşadığını düşünmeden onun senin kalbini kırma girişimini ona kaba bir şekilde dönüşüm ve kendine mutsuz bir yaşam olarak sonuçlandırma.

Endişeye Son



   Stresli olduğunuz ,beklenmedik kötü bir şey olduğu zaman , endişe içerisinde olduğunuz zaman perspektif kaybedersiniz.Böyle bir durumda ise aslında önemsiz olarak saydığınız şey size bir dağ gibi büyük ve korkunç  gözükür .

    Endişe içerisinde değil ve sakin kafaya sahip iken gayet olumlu olarak düşündüğümüz olaylar bize sıkıcı gelmeye başlar.


Böyle durumlara Hazırlıklı olmak gerekir ; 

Dur 

Böyle durumlarda başka şeyler düşünmeye çalış ve beynine dur , bunu düşünme emri ver .Bunu pratik yaptıkça alışırsın .

Sor

Güvendiğin birisiyle o konu hakkında görüş ve onun düşüncelerini öğren .Söyledikleri mantıklı mı değil mi karar ver .

Endişe içerisinde olmasaydın nasıl bir tepki verirdin bunun düşün

Hayal Et 
  Nasıl davranman gerektiğini düşün ve böyle davranırsan nasıl gelişme meydana gelir bunu hayal et 

Sakin ol
Dünyada ki her şey geçici .O endişeli geçen vakitlerin hepsi birer anı olacak , hatırlamak isteyeceğin bir anı mı olur bunu bilemem.






Nereye kaçtı o eskiler





  Yıllardır süregelen bir döngü var .Bizler ise bu döngünün içerisindeyiz.Tarihi sahneler sürekli tekrarlanıyor .Her devlet er yada geç dövüş meydanına düşüyor .Hiç bir devlet yoktur ki dövüş meydanına düşmesin ve yine hiç bir devlet yoktur ki övündüğü bir veya birden çok insanoğlu olmasın .

Eskiden insanlar televizyon olmadığı için akşamları toplanır ve efsaneleri anlatırlardı.Hatta her mahallede bu tür hikayeleri anlatan , mesleği hikaye anlatmak olan insanlar vardı ...

Tarihi hikayeleri dinlemek , bir toplumun vatanına sahip olması için çok gereklidir.Tarihini bilmeyenler başkalarının tarihi hikayelerini dinlerler ve onlara özenirler.Tarih , kokan bir gül gibidir gül solar fakat kokusu kalır , bedeni kalır .Gül ölür çünkü onu dövüş meydanına çıkarmaya zorlarlar .Bugün ise dünyada gerçekleşen budur .Türkiye , bir savaş içerisine çekilmeye çalışılıyor .Dedim ya bu her ülkeye oldu , peki değişen ne ?


               Nerede O Eski Günler , Eski Ramazanlar

  Sürekli duyarız , nineler amcalar , teyzeler ; Nerede o eski ramazanlar , eski günler .İşte değişenler ; artık insanlar bir araya tarih konuşmak için değil yabancı ülkenin maçını izlemek için geliyor .Tarih konuşanlar ise biri bir davuldan diğeri başka davuldan vuruyor .Etkileşim , iletişim ise aşırı düşüyor , her akşam beraber yemek yine o komşular artık kedi , köpek kavgasına giriyor ...Çok çok şeyler değişti ama en önemlisi ne değişti biliyor musunuz ? Düşünce yapısı !

Artık bilmek ; uygulamak dan önemli sayılır oldu .Meydana çıkıp , Fatih gibi kükreyen , kafiri korkutan , İslam için çalışanların değil , tarihi konuşup kendi ırkı ile savaşa girenler arttı. Ne mi olmasını bekliyorduk ? Laf salatası yapanların değil 'tarihi yazanların' sayısının artmasını bekliyorduk .O bunu yaptı , bu şunu yaptı diyenlerin değil .

Herkes önceden iletişim ve komşuluk daha çoktu , bunun farkında fakat kimse artık bunu önemsemez oldu .Sanıyorum ki ileride tarih artık yalan yanlış şekilde anlatılacak , ve tarih bilmeyenler ülkenin başına geçecekler.Oysaki tarih bir döngüydü ve marifet ise tarihi laf salatası gibi konuşarak , kavga ortamı oluşturmak değil , tarihi yazmakdı.

Gelecek Fatihlere , ve macerasını anlatacaklara muhtaç .Bugün günde 15 saatini devlet işlerine ayıran , fakiri düşünen , asla vatanından ve milletinde umudunu kaybetmeyen Abdulhamitlere muhtaç ..

Ben okuyanların beni yanlış anlamasını istemiyorum .Benim aklımda ki düşünce 'eğer dünyada bir değişim görmek istiyorsan , önce kendini değiştir ve o görmek istediğin dünya için çalışdır' Herkes kendi yaptığından sorumludur .Evet Fatih Sultan Mehmed( Allah rahmet etsin insaAllah-mekanı nur dolsun -Cennet mekan ile hediyelensin) İstanbulu feth etti .Ben bir Türk olarak bununla gurur duyuyorum fakat bana düşen ise böyle gurur duyduğum şeyleri gerçekleştirmek için elimden geleni yapmakdır .Başkasının başarısını tebrik etmeli fakat o başarıyı elde etmek için en yüksek gayret ile çalışmalıdır .

4 Mart 2017 Cumartesi

Favori Program Dilleri Ve Ne Yaptıkları




   Merhaba arkadaşlar, bir diğer yazılarımda hangi dil ile başlamanız gerektiği  ve C++ ölüyor mu üzerinde durmuştum .Dil seçerken en dikkat etmemiz gereken husus öncelikle kendimizi sorgulamak sonra ise hangi dilin bize uygun olduğunu bulmakdı.Bunun için tabiki hangi dilin hangi platformlarda kullanıldığını bilmek çok faydalı olacaktır .Gelin bir göz atalım .

   Popüler Web Sitelerinde  Kullanılan Programlama Dilleri ;

Google; C , C++ ,JAVA, Python 
Facebook ; PHP , Python ,C++ , JAVA ,Erlang 
Youtube ; C, C++ , Python , Java
Twitter ; C++ , JAVA , Scala , Ruby 
Wikipedia ; PHP 
Bing ; ASP.NET
Microsoft ; ASP.NET 

Hayatımızın büyük bir parçası olan bu websitelerin hangi dilleri , güvenilir bir şekilde kullandığını görmek bize hangi dil ile başlamamız gerektiği konusunda güzel bir fikir verecektir.
Bu tabloya bakacak olursak ;  4 kere C++ , 3 kere Java , 3 kere Python ,  2 kere C , 2 kere PHP , birer kere Ruby , Erlang ,Scala ve 2 kere ASP.NET  dillerinin yazılmış olması bize hangi dile daha çok önem verildiğini gösteren bir semboldür.

Bilmemiz gerekenler bununla sınırlı değil !!! Çünki telefonda , bilgisayarda , tablette kısacası yazacağınız program hangi platformda kullanacaksanız buna göre değişir .

Web Geliştiriciler : PHP , ASP.NET , RUBY 
Web Tasarım ; HTML , CSS, JAVASCRIPT 
Masaüstü; C++ , Java SE ,Python, Delphi , VB.NET 
Mobil : Swift ,Java , C sharp 

Diller Interpreted( Yorumlayıcı) ,  Compiled( Derlenmiş)  ve Diğerleri olacak şekilde kategorilere ayrılacak olursa.
Interpreted Diller : JavaScript , Ruby ,Python, Perl
Compiled Diller :Java , C, C++,C#
Diğerleri : SQL, HTML,XML

SQL: Veri tabanından veriler oluşturmak , tablo oluşturmak gibi amaçlar için kullanılır.
HTML: WEB sitelerinde bilgi aktarım amaçlı kullanılır.
XML: Veri formatı oluşturma , veri gönderme amaçlı kullanılır 

Interpreted diller bir kere üzerinden geçilen yani kaynak kodunu verdiğinizde , çalışma ve kodu okuma aynı anda yapılır ve böylece hatalar kod çalıştırılırken bulunur.

Compiled diller : Kodun üzerinden geçer ve hataları bulur .Hata varsa çalıştırmaz.Makine kodu çıkarta bilir ve daha kullanışlı hale getirir.
Compiled diller genelde programcılar tarafından çok fazla sevilmez .Compiled diller makine mantığında çalışır ve interpretedlere göre daha hızlı çalışır .
İnterpreted diller programcının bir kod yazdığından anın sonuç almasını sağladığı için programcılar tarafından daha çok sevilir.


                                                          Görmüş olduğumuz bu tablo spectrum adlı bir siteden alınmıştır 


Bu resimdende anlaşılacağı üzere hangi dilin hangi platformda kullanıldığını anlamak mümkündür.

PHP: İngilizcede Personal Home Page , Türkçede Kişisel Sayfalar anlamına gelir.PHP ile yazılan bir web sayfası sunucu tarafından çalıştırılır ve bu PHP kodları işlemci tarafından gözlemlenemez ancak bizim tarayıcılarımız tarafından yorumlanır .PHP ile kodlanan siteler dinamk web siteleri olarak adlandırılır.

C ve C++ :Bir çok programcı C  dili ile programlamaya başlamayı önerir .C++ ise C dilinden farklı ve daha kullanışlı bir dildir.Resmetmek gerekirse , C klimasız araba C++ ise klimalı , lüx arabadır fakat kullanım yani rağbet bakımından C öndedir.


.NET : Windows masaüstü bir program geliştirmek istiyorsanız size göre bir dildir.

Java: En sevilen ,zevkli ve yorumlanabilen bir dildir.

Back-End Server Side - Yani sunucuda kod yazan ve yazmış olduğu kodları sunucuların işlediği uygulamalardır .Veri tabanına bağlanmanız ve güvenliği bilmeniz gerekir çünki kodlarınızı hackerlardan ve kötü niyetlilerden korumanız gerekir .Verimli bir çalışma yapmanız gerekir.===Bu diller >> Python, Ruby , PHP ,Java ve .NET dir

Front -End Server side-bir web sayfasının ön yüzünü düşünün , tamamen ziyaretçinin yani kullanıcının gördüğü kısımlardır .Dizayn becerileri önemlidir .Gayet zevklidir .Bir sitede butonlar nereye koyulmalı ,tema nasıl kullanışlı hale gelir , sayfa verimliliği gibi düzenlemeler yapılır ==)HTML , CSS JavaScript dilleri önemlidir.Sunucu tarafındaki çalışmaların ön yüze etkileridir.

Mobil Uygulamalar : Android üzerinde bir uygulama yapıyorsanız Java en iyi alternatifdir.Eğer İOS için bir uygulama yapıyorsanız Objective  C tavsiye edilir .Bunun yanında HTML ve CSS de kullanılabilir.

3D programlama ve Oyun Programlama : C/C++ OpenGL dilleri kullanılır .

Bilmeniz gereken en önemli şey ise ; hiç bir başarı bir gecede gelmez .Lütfen ilk çalışmada her şeyi anlayacağını umud etmeyin .Hangi dili öğrenirseniz öğrenin bu böyledir .Ve bu dil zor şu dil kolay gibisinden yorumlara takılmayın .Nekadar çok dil öğrenirseniz okadar kolay gelir ve kendinize olan özgüveniniz artar bundan dolayı en önemlisi o ilk adımı atabilmekdir.Lütfen unutmayın ki , yanlış bir yolda olduğunuzu bile o yola girmeden anlayamazsınız .Eğer yanlış yola girdiyseniz , doğru yola dönme şansınız vardır fakat bir adım bile atmadıysanız o yolun size neler getirebileceğini bilme şansınız yoktur .Favori Programlama dilleri ile bu yolculuğa başlayın ve size büyük bir katkısı olacağını , pişman olmayacağınızı görün

     Okyanusların Ötesini Görmek İçin Kıyıdan Ayrılmak Gerekir .Umarım yazım size faydalı olmuştur ,eğer vaktinizi çaldım ise af ola . düşüncelerinizi yorumda belirtirseniz sevinirim.Kendinize iyi bakın ve ilk adımı atacak kadar cesur olun .

Hangi Programlama Dili İle Başlamalıyım?



 Hayatımızda kullandığımız bütün teknolojik aletler bizi şaşırtmıştır.Çünki öyle bir çalışma mekanizması vardır ki akla hayallere bile gelmez .Telefonumuz , bilgisayarımız, klimamız ve diğer teknoloji aletlerinin hepsi içerisinde insanlar tarafında yazılmış kodların makine diline çevrilmiş olması ile çalışan mekanizmaya sahiptirler.Peki ya , bu kadar muhteşem makineler , mekanizmalar ortaya çıkartan dilleri kim öğrenmek istemez .

Hepimizin başına gelmiştir , bir programlama dili öğrenmeden önce hep bir sıkıntı çekmişizdir.Çünki yıllardır okadar çok dil yazılmıştır ki şuan günümüzde kullanılar diller kadar da kullanılmayan eskide kalmış ve firmalar tarafından desteklenmeyen diller vardır .

İşte, bu dillerin ölüyor olması bizi program dili öğrenmeye başlamadan önce çok fazla kişiye sormaya , çok farklı farklı cevaplar almaya ve aklımızda bir karışıklık oluşturmaya neden olmuştur.

Bir program dili seçmeden önce yapmamız gereken ilk şey ; kendimizi sorgulamakdır .Neden bu dili öğrenmek istiyorum sorusunu kendinize sorun ve ilk basamağı bitirmiş olun .

Eğer hangi program hangi işi yapar ; video oyunlar yapmak için hangi programa ihtiyacınız vardır ,robotlar çok cool oluyor robot nasıl programlanır , veya bir site nasıl yapılır .. gibisinden sorularla hangi dili öğrenmeye ihtiyaç duyduğunuzu bulun !

Eğer öğrenci iseniz size okulda öğretilen dili öğrenmek zorunda kalırsınız fakat bu sizi diğer dile vakit ayırmaktan uzak tutmamalıdır.
Ve ya işiniz gereği öğrenmeniz gereken bir dil var ise bu sizi diğer dilleri öğrenmek ve hayallerinizin oyununu yapmakdan geri tutmamalıdır.

Sabırlı iseniz ve birden çok dil öğrenmek istiyor , geleceğinizi programlama ,yazılım üzerinde düşünüyorsanız size tavsiyem ; rağbet gören ve işinize yarayacak dili öğrenmenizdir.Java ile başlamak , sonrasında C ve Phyton dilleri ile ilerlemek ve gittikçe daha ileri dilleri öğrenmek size bu mekanizmanın beyin yapısının nasıl çalıştığını gösterecektir.

Unutmayınız ki , başlamadan yazılımın yani programlama dillerini öğrenmenin sizin için doğru bir seçim olup olmadığını bilemezsiniz .Hatta düşünün ki hiç ihtiyacınız olmadığınızı hissettiğiniz bir dile başladınız ama bu hissi başlamadan tadamazdınız .Her ne olursa olsun en önemli kısım dili seçmek değil , başlamaktır .Çünki öğrendiğiniz dil sizi bir yerlere götürür ve size iş sağlar . Programlama dili öğrenin ve hayatınızın keyfine bakın

 Diğer yazılarıma göz atmanızı ve Ultra Öğrenme , yani Üstün Öğrenme Tekniği ile çok kısa bir sürede bir dil öğrenmenizi tavsiye ederim

C++ Ölüyor mu?




 Merhaba arkadaşlar beraber , C ve C++ dersleri almadan önce , etrafda dönen efsanelere göz atmanın vakti geldi .

 Sorumuz ; C++ ölüyor mu ?

 C++  kullanımı gün geçtikçe azalıyor .Şöyle bir gerçek var ki kullanılan bir dil ölmez .Microsoft C++ üzerine çok fazla yatırım yapmıştır ve zamanının favori dillerinden birisidir.C++ en çok kullanılan dillerden biriydi ve favori olma bakımından en üstlerde geliyordu.Günümüzde ise C dili C++ dan daha çok rağbet görmektedir.

C++ dili malesef her şeyi yapabilen diller ailesine girememektedir.C++ teknoloji olarak günümüzün favori dillerinden çok fazla uzak kalmıştır ve firma olarak destekleyeni yoktur.

                   C++ öğrenmenin Faydaları 

Amacınız programlamanın mantığını öğrenmek ise C++ tamamen size göre bir dildir.

C++ 'ı tek başına öğrenmek size çok fazla katmayabilir .Bundan dolayı C dili ile başlayıp bundan sonra object oriented bir dil olan  Java dili ile devam etmek size fayda sağlayacaktır .
 ama Java öğrenmek istemezseniz ve C ile devam etmek isterseniz benim bir uzman olarak size tavsiyem Ojective C öğrenmenizdir.
Çünki Objektif C dilinin fiyasası daha geniştir.

 Özet olarak : Her nekadar fazarını kaybetse ve tercih edilme oranı düşsede C++ asla ölmez .Çünki diller sürekli yenileniyor .Burada asıl önemli konu bu dili neden öğrenmek istediğinizdir.Eğer işiniz gereği bu dili öğrenmeniz gerekiyor ise hiç tereddüt etmeyin .Fakat ben bir kaç program dili öğrenmek istiyorum derseniz bugün pisayada rağbet gören yani favori olan dilleri öğrenmek sizin daha iyi yerlere , daha kısa sürede gelmenizi sağlar .
Unutmayın ki öğrenmek asla zarar vermez , öğrenebildiğiniz kadar çok dil öğrenmeniz yazdığınız kodları makinenin nasıl anladığını görmek açısından çok faydalı olur .


                          Hangi Programlama Dilini                Öğrenmeye Başlamalıyım 
 Bu soruya herkes farklı cevaplar verecektir. Benim cevabım öncelikle C sonra Java sonra Python dilleri ile başlamanızdır .

19 Şubat 2017 Pazar

Uyku Hakkında Bilinmesi Gerekenler



 
       Uyku konusunda çok fazla araştırma yapılmıştır.Birçok kişi uyumayı sever .Şahsen ben aşırı derecede severim  ve normal rakamın üzerinde uyur onu herzaman rakam olmaktan çıkarır ve sayıya dönüştürürüm .Çok fazla konuşulmayan bir konudur, uyku.Aslında uyku bütün hayatımıza etki eder bundan dolayı yeterli uyku, gerekli pozisyonda alınmalıdır.

                    Uyku İle İlgili Bilinmesi Gerekenler

  REM denilen bir döngü var .Bu uyurken girdiğimiz ve rüyaların gerçekleştiği zamandır ve REM döngüsüne girmeyenler iyi uyku alamaz , yorgun kalkarlar .Bazı insanlar için bu çok zordur ve bir çeşit hastalıktır.

Herkes 8 saat uyumak zorunda değildir.Ortada bir gerçek vardır ki , hiçibir bilim adamı , ileri gelmiş iş adamları , bir çok politikacı ve başarmayı hedefleyenler 8 saat uyumadılar.

Uykunun en ideal olduğu durum : erken uyuyup erken kalkmaktır.Harvard Üniversitesinin derslerinden birini izlerken profesör'ün öğrencilerin saat 3 te kalktığını belirtmesi beni çok şaşırtmıştı.( Ne ara uyuyup ne ara kalkıyorlar) 

Ben her nekadar uygulamıyor olsamda ideal uyku yaz-kış zamanlarında değişir ve yaz'ın 11-3 arası kışın ise 9-2 arası uyku idealdir.

Geç uyumak kanser oluşturur .Malesef ben hep geç uyuyup geç kalkanlardanım.

Bilgisayar oyunları oynayan kişiler rüyalarını kontrol edebilirler .İlk başta güzel bir şey gibi gözüksede bu onların uykuya fazla vakit ayırmalarını ve oynadıkları oyuna göre kabus görme ihtimallerinin yüksek olduğunu gösterir.

 Güzellik uykusu denilen şey doğrudur ve öğleden önce yani güneş 90 derece olmadan önce 10 dakikalık göz kapaklarını dinlendirmek güzellik verir.

Sol tarafa dönülerek uyunulursa , kalbe baskı olur bunu engellemek için sağ tarafımıza doğru yatmalıyız.

Yastığın yüksek olması tavsiye edilmeyen diğer bir konudur .

 Umarım bu yazı sizin için  faydalı olmuştur.Sağlıklı uykular
                       


Hoşunuza gidebilecekler : 

                                    4 Yıllık Üniversite Nasıl Bir Yılda Biter

                                   Daha İyi Şimdiler

                                   Kayıp Hayatlar ' Plansızlar'

                                   Hayallere Ulaştıran İlk Adım

                                   Başaracağım! başka çaresi yok



                                        Üstün Öğrenme 
                                     Başarıya sürükleyen Alışkanlıklar

Blog Yazmaya Başlayacaklarin Dikkat Etmesi Gerekenler


blog açmak



    Blog yazmak artık herkesin hayali haline geliyor .Eğer benim diğer yazılarımı okuduysanız hedefinize ulaşmanın yollarından bahsetmiştim.Hangi platform'da blog yazarsanız yazın fark etmez bilmeniz gereken bazı önemli noktalar var.
     
                                                Blog'a Başlangıç
 
  Blog açmak gerçekten çok kolay ve ücretli olup olmaması tamamen size kalmış bir durum .Blog açmak kolay olsa da onu ilerletmek ve insanların sizin blogunuzu, sayfalarınızı takip etmesini sağlamak biraz çaba gerektiren bir durum.Küçük de olsa büyük de olsa adımlar atmalı ve asla pes etmemeliyiz.Blog açmadan önce karar vermeniz gereken ilk şey : hangi platfromda blog açıcak olmanız .En çok kullanılanlar Wordpress and Blogger olmak üzere Wix ile site açabilirsiniz.Şahsen ben hepsini kullandım .Blogger üzerindeki bloglarımla devam ediyorum fakat wordpress üzerinden de yeni blog açıp paylaşım yapmayı düşünüyorum .Başlangıçta Wordpress açarsanız .org ve .com ile biten iki site görüceksiniz ve bir çok kişi size .org ile açmanızı söyleyecek fakat burada hosting gerekir ve benim gibi esy.es şeklinde biten bir siteye sahip olup nefret edebilirsiniz. Eğer wordpress.com sitesinden açarsanız burada bazı eksiklikler var ve benim gibi ücretli hostinger esy.es bağlantısı hoşunuza gitmedi ise ücretli .com .net domainleri almanız lazım .Sakın korkmayın i bunların hepsi sadece küçük engellerdir ve sizi güçlü yapar .

 Blogu açtıktan sonra takipçileriniz olması ve arama motorlarında üst kısımlarda olmak için SEO kurallarını iyi yapmanız lazım .
   Dikkat : Ben bu kurallar hakkında bilgi sahipi olmadığım için gereksiz , düşük seolu temalarla vakit harcadım .Siz siz olun SEO ve temanız ilk önceliğiniz olsun.Ve ilk başta gönderiniz olmadığı için tema çirkin gözükür ama sonra kendini toparlar .

  Tema düzenlemesi yaparken başka bir deneme blog kurup aynı temayı yüklerseniz iyi olur çünki html kodunu düzeltirken yanlışlık olunca sıkıntı çıkıyor.

Blog ile ilgili kodlar veren , güvenilir olduğunu hissettiğiniz siteleri takip edin .


                                 Blog Sahibi Olmanın Yararları


  •  İki gün önce , üniversitemde bir söyleşi vardı ve türkiyenin sayılı iş adamlarından birisi  kendisi.Bize öğrencilik yıllarında blog açtığını söyledi ve bizede tavsiye etti , şahsen blogum olduğu için çok sevindim .
  •  İnanıyorum ki CV ye eklenecek önemli bir konudur  ve ileride size çok yararı olacaktır.Belki de içinizde ne cevherler saklıdır , yapmanı gerek ilk adımı atmak .
  • Her nekadar , maddi getiri elde etmedim ise de bir çok kişi geçimini bloglar üzerinden sağlayabiliyor .
  • Sizi kendinizi araştırma yapmak ve kültür bakımından gelişmek için zorluyor , severseniz blog yazmak için can atarsınız .Sabah ilk aklınıza gelen o olur .
  • Tanınmanızı ve çevrenizin olmasını sağlar , vaktinizi değerlendirmiş ve diğer kişilerle bilgi paylaşmıl olursunuz , ki onlara katkı sağlar. 
                     Eee Blog Açmaya Ne Dersiniz ?


       


Hoşunuza gidebilecekler : 

                                    4 Yıllık Üniversite Nasıl Bir Yılda Biter

                                   Daha İyi Şimdiler

                                   Kayıp Hayatlar ' Plansızlar'

                                   Hayallere Ulaştıran İlk Adım

                                   Başaracağım! başka çaresi yok



                                        Üstün Öğrenme 
                                     Başarıya sürükleyen Alışkanlıklar