10 Mayıs 2017 Çarşamba

Dünya Zirvesine Çıkaran Problem



dünyanın zirvesine çıkaran problem

                                      Dünya Zirvesine Çıkaran Problem Gerçek Bir Hikayeden Alıntıdır!

            Dünya Zirvesine Çıkaran Problem


                15 yıl boyunca Çip üreten markalarda çip dizaynı üzerinde kariyer geliştiren Mark Chung, normalde 100$ civarında gelen elektrik faturasının yerine 650$lık faturayı görünce şok oldu ve kendi bölgesine bağlı olan elektrik firmasını aradı ve tabi ki kendisine verilen cevap faturanın doğru olduğu ve elektrik ölçüm cihazının gayet iyi bir şekilde çalıştığı idi. O hafta işte arkadaşı ile sorunun ne olduğunu tartışırken akıllarına  elektrik giderlerini ölçen cihazlardan alıp evdeki bütün prizleri kontrol etmek geldi ve sonuç olarak geldikleri nokta evde herhangi bir prizde veya cihazda sorun olmamasıydı.
               
           Tabi iki zeki mühendis hiç durmayıp, sayacı hackleyip, sayaca Wifi Chipsetleri eklediler ve elde ettikleri dataları toplayan aynı zamanda  sonuçları gösteren bir software programı yazarak , dataları oraya gönderdiler.

        Bunun üzerine geniş bir araştırma yaptılar ve deneysel teori, elektriksel araçların takibinin zeki bir sayaç üzerinden yapılması hakkında idi. Bunun üzerine iki mühendis birden çok sistem takibinin tek bir çember üzerinde paket düzenleme tekniklerinin çemberden gelen sinyallere uygulanması ile elde edilebilinirdi.
Eski bir salınım ölçer aldılar ve bu salınım ölçeri eve elektrik sağlayan panelin üzerine yerleştirdiler. Yapılan bütün işlemler sonunda sonuç inanılmazdı. Normalde beklenenden 10kat daha verimli çalışan bir sistem elde etmişlerdi.
     Mühendis :  Eğer sorun üzerinde ileri gitmeseydim, sadece yüksek fatura ödemekle kalmaz çocuğumun giderlerini de bunun üzerinde harcamam gerekirdi.
               
        Piyasada ki açığı gören mühendisler arkadaşlarını da yanına alarak bir işyeri açtılar.
“Eğer piyasaya yeni giriyorsanız, ürettiğiniz ürünü alabilecek inşalara yoğunlaşmanız gerekir “
Bugün aynı sistem buzdolapları, lamba, motor içerisinde kullanılmakta. Sadece bir problemden doğan ve bu problemin arkasını bırakmayan bu iki mühendis daha iler giderek bugün sinyalleri çözen bir sistem kullarak 8 kilohertz aralığındaki sinyalleri algılıyor. Ana düşünce ise enerji kullanımını verimli hale getiren cihazlar kullanmak.

   Bizim amacımız kullandığımız aracı 100$ ve aşağı bir ücrete indirmek, böylece her bina, otopark gibi yerlerde enerjinin kullanımını optimize edip dünyayı kurtarabiliriz.

    Dünya hayatı problemli geçer, bazıları bu problemleri bir kazanca dönüştürürken bazıları ile bu problemleri bahane olarak görür. Oysaki bizim için iyi olduğunu düşündüğümüz şeyler bizlere zarar verebilir, kaçınıp varlığından yakındığımız problemlerde bizi dünyanın zirvesine çıkarabilir.Problemler değildir bizi dünyanın zirvesine çıkaran, bizler problemlerin ardından gidersek belki de bu problemler bizler için bir sebep olur. Einstein demişti ya "Ben sizlerden daha zeki olduğum için değil, sorunlarla daha çok vakit geçirdiğim için böyleyim" (buna benzer bir şey :) ) Umarım problemlerimizi bahane olmaktan çıkarıp bizi Dünya zirvesine çıkaran bir neden haline dönüştürürüz, hep beraber :) .

24 Nisan 2017 Pazartesi

Karar Ağacı İle Daha Sağlam Temelli Girişimlere




   Elon Musk Paypaldan kazandığı ne var ne yok varsa SpaceX ve Tesla için harcadığında bir çok kişi kendisinin yanlış bir karar verdiğini ve başarısız  bir girişimde bulunduğunu söylemişti.Aslında Musk'ın bu kararının arkasında üzerinde uzun süre düşünülmüş ve planlanmış' karar ağacı ' vardı.Bu metod sadece Musk tarafından değil Warren Buffett gibi bilyonerler tarafından da kullanılmaktadır.

Karar ağacı saçma hatalardan kaçınmak ve gelecekte ne olacağını basit bir şekilde analize dökmektir.Bu şekilde ulaşmak istediğimiz şey üzerine , farklı açılardan düşünmüş oluruz .Biliyorum bunlar şuan için bir anlam ifade etmiyor ama birazdan edecek :)  Şahsen girişimci olmak isteyen herkesin karar ağacı gibi bir uygulama ile yaşanabilecek bütün riskleri ve kazançları irdelemesinin çok iyi olacağını düşünüyorum .Tabi ki , problemler bizi yolumuzdan edemez , fakat ne tür problemler ile karşılaşabileceğimizi düşünüp , henüz problemler belirmeden önlemler almalıyız.

Musk katıldığı bir röportajda yaptığı işin çok riskli olduğunu fakat bu riski almaya değer olduğunu söyledi.
Finansal olarak düşünürsek , eğer SpaceX 100$ bilyon dolarlık bir değere gelirse, $30 bilyon dolarlık bir kazanç elde ederdi. Fakat eğer SpaceX üzerine 1$ bilyon dolar harcasa idi 800$ milyon dolarlık bir kazanç elde ederdi 

Expected Return : Beklenilen kazanç Expected Loss: Beklenilen Kayıp Probability of success: Başarma ihtimali Probability of failure : Zarar ( İflas ) ihtimali 
Decision : Karar 

Karar Ağacı - Şeması nasıl çalışır ?


  •  Negatif ve Pozitif yaşanabilecek her şeyi gözden geçir ve bu yaşanabilecek şey size nasıl ve ne kadar zarar veya kar getirir?
  •  Kar'ın ve ya Zararın büyüklüğü hesapla 
  • Olasılık ile büyüklüğü çarp ( Kazanma olasılığı * Kazanma sonucu getiri ) - ( Kaybetme olasılığı * Kaybedilen Miktar ) 
  • Kazançları ve kayıpları topla 


  Bulduğunuz Sonuç, kazançlı bir girişim mi yoksa sizi zarara mı sokacak bunu belirtir.
İnansanız da inanmasanız da , düşüncelerinizi böyle bir şemaya oturtmanızın bir zararı olmaz aksine kârı olur .

Elon Musk Nasıl Hızlı Öğreniyor Ve 4 Şirketi Yönetebiliyor



 Hatırlıyorum da Jack Ma , Bill Gates için 'bütün işleri tuttu bize yapacak bir şey bırakmadı ' demişti...
Günümüzün dikkatleri en çok üzerine çeken 'Tesla, SpaceX, Paypal ve en son olarak Neuralink " şirketleri ile gündeme düşen Elon Musk , dünyanın en üstün teknolojilerini kullanarak , gerçekten zor olan bir işi başarıyor .(Muhtemelen Jack Ma , Elon Musk'ın bütün işleri kaptığını düşünmeye başlamıştır .)

Elon Musk görüştüğü binlerce insandan hiç birini şirketine CEO olacak seviyede görmediğini ileri sürerek , şu anda 4 tane şirketinin Kurucusu  ve CEO'su görevindedir.Peki Elon Musk'ı özel yapan , bizler bir çok şey için vakit bile bulamazken onun elini attığı her işi başarı ile bitirmesinin arkasında yatan sır nedir ? Gelin bunu , sakin sakin onu bilen insanların bizlere sunduğu bilgiler ile irdeleyelim.

Elon Musk'ın birbirinden çok farklı 4 alanda ( Enerji , Software , Ulaşım , Roket ) milyon dolarlık şirketlere sahip olmasının nedenleri ;

 Çalışma Etikleri ( Haftalık 85-100 saat arası çalışması )
    Alışagelmiş düşüncelerin dışına çıkması
    Mutheşem Azmi 
Bu nedenler hiç şüphesiz Musk'ın başarısında rol oynasa da , kendisi ile ilgili geniş araştırma yaptığımda dikkatimi çeken kısımlar oldu .

Elon Musk Sadece Bir Konu Üzerine Odaklanmak Yerine ,Konular Arasında Bağ Kuruyor 

  Günümüzde sadece bir konu üzerine odaklanıp , o konuda uzman olmamız gerektiği düşünceleri dolaşıyor .Fakat geçmişi unutuyor muyuz ? Hangi alim , filozof , bilim adamı sadece 1 konu üzerine çalıştı?Hepsinin  biyografisini okuyorsunuz ; fark edilen şey Matematik , Astronomi , Metafizik üzerine çalışmalar yapmış .Musk bu kuralı kendi üzerinde uygulayıp , yararını görmektedir. Aslında yaptığı şey kendini kısıtlamamak .Biz sürekli bir konu üzerinde düşüneceğiz , aman gözlerim diğer tarafları görmesin diye çabalıyoruz .

Şahsi düşüncem : Farklı konular hakkında bilgi sahibi olup , aralarında ilişki kurup ve evet en sonunda en az birinde uzman olmak .Alim ve bilim insanları da bu yöntemi uygulamıştır.Sadece bir ve ya iki konuda ki projeleri ile bilinir fakat diğer  konularla da çalıştıkları belirtilir .

 Örneğin : Teknoloji ile ilgileniyorsanız ve aynı zamanda biyoloji hakkında bilginiz varsa diğerlerini aklına gelmeyecek düşünceler sizin aklınıza gelir .



Musk Oğlum Nerdesin ?  , Kitap Okuyorum Anne 

Abisinin bildirdiğine göre Musk her gün en az 2 kitap okumuş ve ansiklopedi serilerinin hepsini bitirmiştir.Yani bu demek oluyor ki , her ay bir kitap okuyor isek Musk bizim 60 katımız daha fazla okumaktaydı .

Musk Ne Tür Kitaplar Okur ? 


Musk , bilim kurgu , felsefe , dini , yazılım , bilim insanların biyografileri , ve girişimci türde kitaplar okumuştur .Yaşı ilerledikçe ise fizik , mühendislik , ürün dizayn , iş , teknoloji ve enerji üzerine kitaplar okumuştur .

Elon Musk'ın öğrenmeye olan sevgisi onun okuldan daha çok , kitaplardan öğrenmesini sağlamıştır .

Musk'a roket yapmayı nereden öğrendin diye sorulduğunda , kitaplardan şeklinde cevap vermiştir.
Öğrenme Metodu  

Aslında bu yazının başından beridir , bu metod hakkında konuştuk.Bilgi aktarımı olarak geçen teknik ; herhangi bir konu hakkında edinilen bilginin bir diğer konuya aktarılması , ve ya bağlantı kurulmasıdır .


Bilgiyi bir semantik ( anlamsal ) ağaç olarak görmek önemli , gerekli olan , esas düşünceyi anlamaya önem göster .Örneğin gövde ve dallar konusunu iyice öğrenmeden , yapraklara ve detaylara geçmenin bir anlamı yoktur. 

Bu cevap Musk tarafından Reddit üzerinde verilmiştir.

Sonuç olarak : Bilgi transferi metodu ile birlikte , konu iyice anlaşılmadan , geçilmez .Yıllar öncesinde beyin ile ilgili araştırma yaparken , Melik Duyar'ın tavsiyesini duymuştum .Kendisi , eğer aklınıza bir şey takıldı ise onu hemen araştırın sonraya bırakmayın demişti.Çünkü , o problem aklımızda çözülmediği sürece orada duracak ve beynimizde yer kaplayacak .



  • 3-4 yaşından beridir ayda 60 kitap okuyan 
  • İyi bir eğitim için , ailesini ve hatta sonrasında işine ilgi duymayan sevgilisini bırakan 
  • Vaktinin değerini bilen 
  • Bu ülkede bir şey olmaz demeyip , kendi elinden geleni yapan
  • Kendisini anlamadığı için spikerin suratına telefonu kapatma cesaretini kendinde bulan ( :) ) 
  • Çok yüksek bir derecede azmi olan , asla vazgeçmeyen , vazgeçmektense ölürüm diyen 
  • Okulda ki eğitimlerin ( birde bizim eğitim ile kıyaslayın , adam süper eğitim aldı aslında ) hiç bir yere getirmeyeceğini fark eden ve diploma yerine , bilgisini pratiğe dönüşmeyi tercih eden 
  • Sürekli kendini geliştiren 
  • Kullandığı öğrenme tekniklerini sorgulayıp , kendine en uygun tekniği bulup uygulayan 
  • Zeki insanlar ile çalışıp , yanlışlarını ve eksikliklerini söyleyen insanlara ,yaptığı işin harika olduğunu söyleyenlere kıyasla daha  çok önem veren ...


 Bu özelliklere sahip birinin başarısız olması , sizce mümkün mü ?

Özet : Elon Musk diğer başarılı insanlar gibi , başarıya giden yolu bulmuş ve sırf bu yolda ilerlemek için önünde ki bütün engelleri kırmıştır.Hep Elon şunu yaptı , Bill Gates şunu yaptı diye konuşuyoruz ; lütfen önemli bir hususu atlamayalım .Bu insanlar başarı için bir çok şeyi bıraktı .Rahat olmayı , uzun tatilleri , tv izlemeyi , herkesle arkadaşlık yapmayı ... bunun tam tersine onları zirveye getirecek hayat akışını alışkanlık edindiler.

Umarım Elon Musk'ın öğrenme teknikleri ve azmi isteyen herkesi , güzel şeyler yapmaya ve pes etmemeye iter.


20 Nisan 2017 Perşembe

İyi bir egitimde püf nokta


einstein , öğrenme


   Öğrenenler'in çoğu öğrenmenin sadece 'sınıf' içerisinde gerçekleştiğini ,öğrenmenin ; izleyerek , dinleyerek ve okuyarak  gerçekleştiğini düşünüyorlar .

Düşünün ki ;size iki farklı sınıf içerisinden birisini seçmeniz söyleniyor .

İlk sınıf: Ders videolar ile ilerliyor .Öğretmen her konuyu en ince ayrıntısına kadar anlatıyor ve gayet kalın bir kitaptan dersleri takip ediyorsunuz.

İkinci Sınıf: Herhangi bir video ve ya kitap yok .Ders, sorular ve cevaplar eşliğinde ilerliyor .

Aynı konu üzerinde olan bu sınıflardan hangisini seçersiniz ?

Birçok insan öğrenmenin , sadece dinleyerek , izleyerek , okuyarak gerçekleştiğini sanıyor ve soru çözme , pratik yapma kısmını hep atlıyor .Çünkü soru çözmek eğlenceli gözükmüyor.

Evet size iki seçenek sunuldu .Diyelim ki birinci sınıfı seçtik ; birinci sınıf'ta verilen eğitim ile konu iyi bir şekilde kavranır , fakat Einstein'ın dediği gibi

  Eğitim , insanın okulda öğrendiği her şeyi unuttuğunda arta kalandır .

 Böyle bir eğitim bizim konuyu kavramamızı sağlasa da geçici hafıza'da depo edilmekten kendini kurtaramaz.

İkinci sınıfı seçelim.Bu sınıfta bilgi sorular üzerinden öğretilmeye çalışılıyor .İmkansız olmasa'da diğer sınıf'a göre daha çok zaman alır .Sorunun ilginçliğine göre de geçici hafızadan çıkar ve uzun bir süre sonra bile rahatlıkla hatırlayabileceğiniz 'bilgi' haline dönüşür.

İki sınıfta da eksiklikler olduğunu gördük .Peki ya iki sınıfı birleştirsek ne dersiniz? Dersi harika anlatan bir öğretmen , dersi teşvik eden video ve kitap ,daha fazlası öğrenme süresi boyunca beynimizi daha çok kullanmamıza fayda sağlayan , ilginç , yaratıcı sorular .İşte iki iyi eğitim sisteminin birleşip bir harikulade olması budur .Pratiğe dökülmeyen bilgi öğrenilmiş değil , unutmaya meyilli , sadece üzerinde vakit geçirilmiş fakat gelecekte unutulmuş 'bir hiç' olacak bilgidir.

  Çok sevdiğim bir sözü sizlerle paylaşmak istiyorum .

   Doğru sonucu elde edene kadar değil , yanlış yapmayacak hale gelene kadar pratik yapın  

 

5 Nisan 2017 Çarşamba

Başarısızlık Kaderin Değil


başarısızlık kaderin değil


    Başarısızlık Kaderin Değil ...Yakın bir dönem içerisinde bu kitabı okudum ve bu kitaptan öğrendiklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum .Öncelikle kitap güzel mi , okumaya değer mi diye sorarsanız , cevabım ; eğer benim gibi bir çok kişisel gelişim kitapları okuduysanız fark edeceğiniz şey bu kitabın da onlara çok benzer fakat farklı bir yapısı var .Kitap içerisinde dersler verilmiş ve özgüveni olmayan kişilere güzel bir düşünce yapısı sunmaktadır.

   En önemli kısım ise yaşanan şeylere farklı açılardan bakabilmek .Yazar , günlük yaşam davranışlarında etkilenmeyen hemen hiçbir yanımız olmadığını öne sürüyor.

   Davranışlarınızın farkına varmak için önce ; kendinizi tanımanız , çevrenizde yaşananlar , başkalarının ifadesi ve kendi hissettiklerinizi incelemeniz gerekir.

    İnsanların çocukken seçme hakkı yoktur elinde , ne zaman ve nerede doğacağınıza siz karar veremezsiniz .Anne ve babanızı seçemezsiniz...Ama zaman içinde büyüyüp gelişirken , hayatınızın sizin seçimlerinize göre şekillenmeye başlar .

 Resme bir bütün olarak iyi bakmalısınız .Bir adam sokakta yürürken açık bir sahada beyzbol oynayan küçük çocukları gördü ve durup onları seyretmeye başladı .Bir süre sonra kenardaki bir oyuncuya maçın skorlarını sordu.Çocuk ; 18-0 yenik durumda olduklarını belirtti . Adam şaşırarak 'vay canına ! , buna rağmen hiç de cesaretin kırılmamış gibi duruyorsun ' dedi ve Çocuk bunun üzerine ; neden kırılacakmış cesaretim ! Oyun henüz bitmedi ki , dedi..

 Cesaretiniz asla kırılmasın . Her gecenin bir sabahı vardır unutmayın ...

Yıllar içerisinde herkes değişir , unutmayın sizde değişeceksiniz .Dikkat etmeniz gereken bu değişimin sizin içerinizde gerçekleşmesidir.Bundan 10 yıl sonra ne olmasını istiyorsunuz ? Neler değişsin istiyorsunuz ? Eğer insanlar birer değişim olsun istemeseydi bugün teknoloji bu kadar gelişmiş olmazdı .
Risk almayı reddetmek yerine yeni şeyler deneyin ve başarısızlıktan korkmayın .

29 Mart 2017 Çarşamba

Einstein Fiziği Nasıl Öğrendi


    Einstein dünyanın en zeki insanı ve dahisi olarak bilinir.Eğer Einstein'ın hayatını anlatan kitapları okuyacak olursak sadece onun çalışma azmini değil , anti-savaş nitelikli düşüncelerini , ve Yahudi olduğu için karşılaştığı problemleri fark ederiz.Sadece bilim'e ve düşünceye bakılmaksızın etnik kökene bakılan o dönemde Einstein için hayat herzaman güneşli değildi Fakat ortada tek bir gerçek vardı ki , İnsanlar her ne kadar etnik ve dini düşünceleri ile kargaşa oluşturmaya çalışsa da Einstein'ın yüzünden gülümseme hiç eksik olmuyor , insanlar çocuklarını onun yanına getirip , ondan bir şeyler öğrenmelerini istiyorlardı.


  Einstein'ın sürekli ailevi problemleri vardı , kendisi bunu problem yapıyor muydu bilemiyorum .Her ne kadar onlarla vakit geçirmese de , belki yeterli  sevgi göstermese de kazandığı parayı onlara gönderiyordu.

 Dilini çıkarıp resim çektiren  bir adamın nasıl zeki olacağını düşünüyor olabilirsiniz  .Bundan daha fazlası,  kaç kişinin beyni incelenmiş ki Einstein'ın beyni incelenip ortaya böyle bir şey atılıyor , belkide o teoriler onun değildi veya tesadüftü...Böyle şeyler akıllara gelebiliyor buyrun hep beraber inceleyelim.
 
Asıl konumuz Einstein'ın fiziği nasıl öğrendiğidir.Hani aşırıya gitmek diye bir terim varya işte o gerçekleşti..Düşününki bir işi hayatınız boyunca bırakmıyorsunuz .Çocukluğunuzdan ölene kadar sürekli fizik düşünüyor , doğru düzgün yemek yemiyor , bütün vaktini ona veriyor ve gittiğiniz her yerde teorinizi kanıtlayacak çözümler aramaya çalışıyor ve aklınızda canlandırıyorsunuz 

 Sürekli Einstein'ın derslerinin kötü olduğu söylerler bu konuda ise Einstein'in bir sözü devreye girer


  Matematik dersinden hiç kalmamıştım .15 yaşında olmadan önce Kalkulus'u ve Diferansiyeli üstün derecede öğreniştim  Einstein 

Aslında Einstein 'a hayat gülmeye geç başladı , fakat eğer bütün olanlara rağmen bıraksaydı hayat güler miydi?

Hiç şüphesiz ki Einstein'i sürekli öğrenmeye eden şey , sevgi ve azim olmuştur .Fiziğe olan sevgisi hiç bitmemiştir.

   Üniversitede Einstein matematik derslerinde sıkıntı çekmiştir.En büyük oranla matematikten 4 puan alırken Fizikten 5-6 puanları alıyordu.Matematik Öğretmeni Hermann Minkowski onu 'tembel köpek' olarak adlandırmıştır.Fizik öğretmeni ise deneysel fizik kursunda ona sadece 1 puan vermiştir.


Einstein her ne kadar herkese gülümseme tavrında olsa da yanlışa karşı bir o kadar da inatçıydı.Bu sebeple bir çok fizikçi tarafından sevilmemiştir.Eğer Einstein diğer fizikçilere karşı gelmeseydi , kendi düşüncesini tartışmaktan vazgeçseydi ve bununla uğraşmasaydı bugün kendisi bilinemiyor olurdu.





Öğrenmek Soru Çözmekle Oluyor Derslere Katılmakla Değil

 Ezberleme zorluğu yanında , Einstein sınıflara çok fazla katılmamıştır.




 Ben Sürekli okuldan kaçtım ve evde kutsal bir şevk ile fizik teorileri çalıştım . Einstein

Einstein 12 yaşında iken amcasının matematik derslerine merak salmış ve onun kitaplarından matematik çalışmıştır.Daha küçük yaşta iken problem çözme sevgisini elde elmişti.Bunun üzerine ailesi yaz tatillerinde çalışması için ona gelişmiş matematik konularını içeren bir kitap almıştır.

Yani Einstein Matematiğe ve Fiziğe olan sevgisini derslere katılarak değil de problemleri bir oyun edası ile çözerek edinmiştir.

Einstein ;


  • Düşünceler ile oynamıştır 
  • Sorgulamıştır
  • Dinlemek yerine çözmüştür.


Eğer bir şey bildiğinizi iddia ediyorsanız;
 Kanıtlayın

  •   Bir şeyi tamamen bildiğimizi nasıl anlıyoruz ?Einstein'ın başarı sırrı öğrendiği her şeyi kendisine kanıtlamaktı.

   Üniversiteye giden Einstein'ın amcası Eintein'ın sorusuna karşılık bir teoremi açıklayamayınca Einstein ;
    Uzun süren bir çaba ardından , üçgenlerin benzerliği ile birlikte teoremi  kanıtlamayı başarmıştım. 


Isaacson Einstein'ın problemlerin teorilerini kendi kendine bulmak adına mücaadele ettiğini bildirmiştir.

Bu metodlar ile birlikte sorgulamak artık Einstein için bir alışkanlık haline gelmiştir.Çevresindekileri hep sorgulayan Einstein , güçlü bir  merak duygusu ile çevresindekileri anlamaya çalışmıştır.

  •  Anlaşılan şu ki : Einstein Fiziği anlamak için formülleri ezberlememiş ,onları en derinden anlamaya , ispatlamaya çalışmıştır .

       Sezgi Denklemlerden Daha Önemlidir

   Einstein bir matematikçi olmaktan öte sezgi sezgi ile çözümler getiren bir fizikçidir.

Einstein'ın  fiziğe sezgisel olarak yaklaşmasını sağlayan , Aaron Bernstein tarafından yazılmış olan bilim serisidir.Bu kitaplar , fiziğin hayal gücü ile birlikte anlaşılmasını sağlayacak resimler sunmuştur.Örneğin elektriksel işaretleri ve ışığın hızını anlatırken 'boşluğa hayali bir gezi' adlı yazısı ile fiziği anlamayı hayale bırakmıştır.

 Aaron'un ışığın hızı konusunda kitabında yaptığı hayale dayalı açıklamalar Einstein'ın teorisinin bir başlangıcı olmuştur.

Bunun ardından İsviçre ye giden Einstein 'öğrenim resimlerle gerçekleşir' düşüncesine sahip olan Johann Heinrich Pestalozzi  'dan eğitim görmüştür.

Johann Heinrich Pestalozzi 'dan aldığı eğitimler Einstein'ın fizik sorularını çözmeye resimsel açıdan yaklaşmasını sağlamıştır.



Einstein muhteşem bir şekilde odaklanma özelliklerine sahipti.

En sesli bebek ağlaması bile onu rahatsız etmezdi.İleri bir seviyede odaklanma özelliklerine sahipti.En büyük gürültüler bile onu işinden geri tutmazdı.
 Einstein bir patent bürosunda çalışmıştır 

 İki , üç saat içerisinde işimi bitiriyordum .Geriye kalan vakitte ise kendi düşüncelerim üzerinde çalışabiliyordum. Einstein

  Saplantısal hale gelen odaklanma özelliği genç bir çocuk olarak , soru çözümlerine de yansımıştır. Bu özellikleri  genel izafiyet teorisinin ' dört haftalık aşırı yoğun geçen'  bir süreçte  doruk noktasına gelmesini sağlamıştır.

Einstein' ın ileri seviye odaklanma özelliği  yanlızlıkla birleşince , Einstein fizikte daha da ileri gitme imkanını bulmuştur.Yaşlanmasına rağmen kayığı üzerinde saatler geçirirken , düşünceler arasında kayboluyordu.


Einstein'ın öğrenmek ve keşfetmek için kullandığı en etkili metod  ; zor deneyler olmalı.

 En ünlü hayallerinden birisi kendisini bir ışık ışını üzerinde giderken görmesiydi.Eğer Einstein ışık ışını üzerinde aynı hızda gidiyor olsaydı nasıl olurdu? Donmuş olması gerekirdi. Bu Einstein'ın o zaman ki inancına ;  Maxwell'in Elektromanyetik denklemlerine göre imkansızdı.Peki ya ışık donmuyor ise , ne olmalıydı?

Bu hayali deneyler onun fiziğe sezgisel yaklaşımı üzerinde kuruluydu.Bunun sonucunda ise teorilerle  ve problemler ile çalışma sonucunda birer deneyime dönüşmüştü.





   Son Notlar:Einstein'nın başarı sırrı ; sevgi , azim ve inatçılığın metodlar ile birlikte zirveye ulaşmasıydı.Einstein kendisine ders çalışmasını söyleyen bir çevreye sahip değildi.Aslında bunu çalışma olarak değil de oyun olarak gören Einstein vaktini sürekli fizik üzerine harcayarak , gözde canlandırma , üstün hayal gücü( alışkanlık haline gelmiş)  ve sonuca ulaşmadan biten sorular ...
Kendisine bir soruyu çözmesi için 3 aylık bir süre verildiğinde gece sabaha kadar oturup o soruyu çözmüştür.Nerede olursa olsun çevresindekileri sorgulamış teorileri için bir çözüm yolu aramıştır Bunu ise yaptıran ancak sevgidir...


  Günün Sözü : Zorla Güzellik Olmaz , sevilerek yapılan işten de güzeli olmaz.



26 Mart 2017 Pazar

Sakın Azmi Bırakma




 Eğer blogumdaki yazılara bakacak olursanız fark edeceğiniz iki şey olur ; birincisi reklam olmaması yani benim bir gelir elde etmediğimin göstergesi ikincisi ise ; her paylaşımın Allah'ın bize verdiği vakti değerli kılmak ve onu en güzel işle ( ilimle ) geçirmeyi gerçekleştirmek amacıyla paylaştığım her ama her makale , yapılan araştırmalardan elde edilen sonuçlar ve bizi hep öğrenmeye , geleceğe mutlu bakmamızı sağlayacak paylaşımlardır .

 Bazı makalelerde benim yaşamımdan bahsettim , şuan 19 yaşındayım ve sadece 1 yıldır yaşıyorum diyebilirim .Çünki ben 18 yılımı sadece gereksiz şeyler yaparak , online oyunlar oynayarak , kısacası Ümmeti Muhammed'e hiç faydam olmayacak şekilde geçirdim .

Allah'a şükür ki ailemden ve çevremden edindiğim vatan , millet sevgisi ve bunun sonrasın ingilizce öğrenmemle birlikte farklı bakış açılarını görmek gözleri açtı ve artık her günümü Ümmet'i Muhammed'e faydalı olmayacaksa çöpte sayıyorum .İmam ı Gazali ( hangi konu olduğunu unuttum ) uyumak daha iyidir diyordu.Nasıl olurda uyumak daha iyi sayılır ? çünkü , uyurken zaten bizden bir şey yapmamız beklenmez fakat uyumayan kişi boş duruyor , vaktini değerlendirmiyor , Allah'ın ona verdiği değerlerin , enerjinin , vaktin değerini bilmiyor isek bu ise günah oluyor ..

 Bu tür davranışlarda bulunmanın iki sebebi var ; birincisi isteksizlik .Bu ise tembellikden veya konunun sevilmemesinden olur . (şahsen bendeki tembellik oluyor , sizde ki nedir ? )
  Diğer bir sebep ise inançsızlık .Dini bir inançdan bahsetmiyorum , bu inançsızlık  yapabileceğimize inanamamak ve her şeyi bırakmakdır .

Oysaki bırakmak bir çözüm değildi....

Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak... Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak. Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle. İmânı olan kimse gebermez bu ölümle: Ey dipdiri meyyit, 'İki el bir baş içindir.Davransana... Eller de senin, baş da senindir! His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin? Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin. Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz? Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz? Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın? Esbâbı elinden atarak ye'se yapıştın! Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan Tek bir ışık olsun buluver... Kalma yolundan. Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk! Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk! Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın? Ye's öyle bataktır ki; düşersen boğulursun. Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun! Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar; Me'yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez... En korkulu câni gibi ye'sin yüzü gülmez! Mâdâm ki alçaklığı bir, ye's ile sirkin; Mâdâm ki ondan daha mel'un daha çirkin Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman, Nevmid olarak rahmet-i mev'ûd-u Hudâ'dan, Hüsrâna rıza verme... Çalış... Azmi bırakma; Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş... Sesler de: 'Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş! ' Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından, Tek kol da yapışsam demiyor bir tarafından! Sâhipsiz olan memleketin batması haktır; Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır. Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar... Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var. Feryâd ile kurtulması me'mûl ise haykır! Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır! 'İş bitti... Sebâtın sonu yoktur! ' deme, yılma. Ey millet-i merhûme, sakın ye'se kapılma.
Mehmed Akif Ersoy 

Konuda Uzmanlaştıkça Beyin Az Aktivite Gösteriyor , Nasıl Mı ?




 Bizler  yeni şeyler öğrendikçe beyin nasıl kendisini tekrardan yapılandırıyor ? Hiç merak ettiniz mi beyninizde gerçekleşen değişiklikler nasıl oluyor ve ne kadar bir süre içerisinde gerçekleşiyor .

Kolumuzda ki bir yarayı koparttığımız da bir gün sonrasında bile yenilendiğini , yüzümüz kuruduğunda soyulan derinin çok kısa bir sürede tekrar yenilendiğini fark ediyoruz. Bunları fark ediyoruz çünkü görebiliyoruz .Peki ya beynimiz

Her yeni bir şey öğrendiğimiz de beynimizin nekadar aktivite gösterdiğini öğrenmeye var mısınız ?

Yapılan deneylere göre elde edilen en ilginç durum ; çok öğrenilmesine karşılık beynin aktivasyonunun azalması .


Bu resimden de anlaşılacağı gibi yaptığı işte ileri giden (skilled ) beynin daha az aktivite gösterdiği görülüyor.
Biliyorum , bunlar sizede gerçekten ilginç geldi  ..Hatta belki de mantıklı gelmedi , yanlış olabilir diye düşünüyorsunuz .

Eski günleri düşünün , insanların beyninin %10 luk bölümünü kullandıklarını söylüyorlardı şimdi ise nasıl %1 bile değil şeklinde görülüyor ..
Bu resme de göre yaptıkları işte iyi olanların beyinlerini aslında çok kullanmadıkları görülüyor .

Bu konuyu daha iyi anlamak için farklı bir perspektiften bakmak icab ediyor.Aslında bu işte fark edilmesi gereken bir oyun var .

Yeni bir şey öğrendiğiniz zamanları düşünün , en çok zorlandığınız ve beyninizi en çok zorladığınız zaman ilk aşamadır .Bu sebeple başlamak bitirmenin yarısıdır derler.Daha sonraları ise beyin artık bu çalışma temposuna , yeni olan o konuya alışmış olur , onu sever ve artık onun hakkında bilgiye de sahip olduğu için kendisini yorma gereği bile duymaz .

Peki beynimiz sizce hangi aşamada en çok gelişiyor ve değişiyor  ? Haklısınız  aktivitenin en çok olduğu aşamada..Eğer Steve Jobs , Bill Gates gibi insanlara bakarsak bir şeyde çok iyi olduklarını ama diğer konular hakkında da bilgiye sahip olduklarını fark ederiz .Yani artık çok iyi oldukları konu için beyinleri çok fazla aktiviteye ihtiyaç duymaz iken yeni şeyler öğrenmek beyne yeni şekiller verir ve beyin damarlarını birbirlerine bağlayarak birbiri arasında ilişki kurar .

Yani artık , ilk aşamanın beyni aktiviteye sahip olmaya zorladığını ama sonrasında beynin bile aktiviteyi azaltarak yeni bir döngüye geçtiğini görüyoruz .Bu konu ile ilgili araştırdığımda , yıllar önce öğrendiğim oto-pilot kavramı aklıma geldi .

Otopilot sürekli yapılan şeylerin artık düşünmeye ihtiyaç duyulmadan yapılmasıydı .Örneğin küçükken kaşıkla yememiz gerektiğini öğrendikden sonra artık hayatımızda hiç bir zaman kendimize elimize kaşık almalımıyız diye sormamamızdır.Kaşığı otomatik olarak almakdır .Beyin burada düşünme ihtiyacı bile duymaz , çünki artık alışmıştır .


Özet olarak ; bir konu üzerinde ilerledikçe beyin daha az aktivite gösterir , yeni konular için ise aktivitesini artırır .

Umarım Beyin Aktiviteleri Nasıl Değişiyor  makalem size faydalı olmuştur , Einstein' in fiziği nasıl öğrendiğini öğrenmek için email listeme kayıt olmayı unutmayın :)

21 Mart 2017 Salı

Sınavda Stresi Önlemek



 Dün sınavlara etkili çalışma yöntemlerini sizlerle paylaştım ve bugün çok mucizevi bir şekilde hayat bana bir kaç şey öğretti.

Bugün fizik sınavım vardı ve gerçekten çok fazla çalışmadım ..ama yaptığım şey az ve akıllıca çalışmakdı.İlk defa bu kadar şaşırdım çünkü artık yanlışlarımı düzeltmeye ve akıllı çalışma tekniklerinin fayda verdiğini görmeye başladım.

  Tekniklerden diğer yazımda bahsettiğim için onlardan şimdi bahsetmek istemiyorum .Basit bir şekilde sınava girdiğimde uyguladığım en etkili teknik istediğim sorudan başlamak , acele etmemek , sakince ve ders notlarımı gözlerimin önündeymiş gibi düşünerek yapmak oldu ...Gerçekten basit gözüken ama aşırı derecede faydalı olan  => sakin ol , oku , düşün , kavra , uygula teknikleri işe yaradı .

Sınav zor olmasına rağmen beklediğimden iyi performans sergilemem beni sınav içerisinde bile hayrete uğratınca aklımda Einstein amcanın  bir sözü geldi.

Einstein amca dediki  eğer bana bir soruyu 1 saat içerisinde çözmemi söylerlerse ben 55 dakika düşünürüm ve 5 dakikada ise soruyu çözerim ...Burada sakin bir şekilde (soruya saldırmadan ) çözmenin faydasını görmüş oluyoruz .

 Nedense sınavda 1. sorudan başlayıp sonuna kadar sırayla gitmemiz gerekiyormuş gibi hissediyoruz ama böyle bir şey yok .Sen yüksek not almak için hangisinden rahat istiyorsan ondan başla ...

Diyelim ki bir soruyu çözemedin hemen atla bildiğini yap böylece  o çözemediğin soruyu düşünmek için vaktin kalır.Kalan vakitte derstte işlenenleri hatırla ve soruyu çöz ( bilmesen bile bir şeyler salla :) )

Panik halde olmak gerçekten bütün bilgilerinizin gitmesine değil hatırlamamanızı sağlıyor .Hani deriz ya çalıştım ama her şeyi unutmuş gibiyim aslında unutmayız , ozamanki duygumuz ağır gelir ve o duygu bütün vücudu sarar böylece sadece o duyguyu hissederiz.

Makale adı : sınavda stresi önlemek

 Bir diğer yazımda akıllı çalışma teknikleri ile sınavdan en yüksek notları almayı başaracaksınız paylaşacağım , bizleri takip etmeyi unutmayın 

20 Mart 2017 Pazartesi

Sınava Etkili Çalışma Yöntemleri





    Sınav zamanları okul hayatı sürecinde en zor geçen dönemlerdir .Çünkü öğrenilen her şeyin artık test edilme vakti gelmiştir.Günümüzde öyle bir konuma geldik ki sadece 1 üniversite bitirmek bile yetmiyor.Hayatımızın uzun bir döneminde sürekli sınavlara girmek zorunda kalıyoruz .Bu sebeple sınavlara nasıl daha aktif hazırlanabiliriz bunları bilmemiz bizlere fayda sağlayacaktır.


    Sınavlardan Yüksek Not Almak İçin Yöntemler

Çalışmaya Önceden Başlayın
  Muhtemelen bu herkesin vereceği bir tavsiye olacaktır .Sınav zamanı yaklaştıkça stres artar ve büyük bir ihtimalle sadece bir sınav olmaz .Her konuya yeteri kadar vakit vermek amacı ile erken başlamak sizin için faydalı olacaktır ...

Ne kadar Erken?
 Eğer okulda öğrendiklerinizi her gün tekrar ediyorsanız bu zaten her gün sınava yönelik bir çalışma niteliğindedir ve bu tip kişiler daha az stres yapar.

Eğer her gün tekrar yapmıyorsanız en geç sınava üç gün kala başlamanız iyi olacaktır.

Bu konu ile ilgili diğer önemli madde ise hangi konuya çalıştığınızdır.Sevdiğiniz ve size kolay gelen bir konu için çok fazla çalışma ihtiyacı duymazsınız fakat zorlandığınız konu üzerinde daha fazla vakit geçirmeniz gerekir ve bunu en iyi belirleyecek sizsiniz.


Bütün Notlarını Oku 

 Yapılan araştırmalara göre ne yapacağını bilen kişiler daha iyi anlıyor .Yani kitapta ki konuların ne olduğu hakkında ve bir diğer sayfada ne olduğu hakkında bir fikriniz yok ise öncelikle içeriği okuyun .Bundan sonrasında ise her konuya geniş zaman ayırmanın vakti gelir.

Hangi Konunun Daha Ağırlıklı Olduğunu Bilin

 Sadece ilk üniteyi bitirdiyseniz öğretmenin soru sormak için geniş bir alanı zaten yoktur .Fakat konularda ilerledikçe son konulara daha çok çalışmaya önem göstermelidir.Bu notunuzun yüksek gelmesinde çok faydalı olacaktır ve ilk sınavda sorulan yerlere az çalışarak veya hiç çalışmayarak önemli ve son işlenen konulara daha fazla vaktiniz kalır.

Severek Çalışın ( En Azından Nefret Etmeyin ) 

 Sevmediğiniz bir konuya çalışmak işkence gibidir.Vaktiniz bol olduğu halde bir türlü kitabı açıp çalışmaya başlayamazsınız .Önceki yılları düşünün , hepsi geçti...Sevmeseniz bile çalışmanız gerekir .Yıllar sonra çalışmadığınız için pişman olabilirsiniz fakat eğer çalışıp da düşük alırsanız en azından çalıştım dersiniz .Yılları çöpe atmaya gerek yok , çalışılması gerekiyorsa çalışmak gerekir.Hem o konuyla hiç ilgilenmeden sevip sevmeyeceğimizi bilemeyiz yani bu sadece 'ön yargı 'olur

Aktif Çalışın
Ortada sürekli bir diyalog geçer ; aktif çalış pasif değil .Peki ya aktif çalışmak nedir ? Herkesin bildiği üzere bütün duygularımızı işin içine katarak yaparsak ondan zevk alırız.Görme , duyma , dokunma ( yazma) duygularını işin içerisine katar ve buna da düşünme ( sorgulama ) eklersen artık işimiz kolaylaşır ve konu ile ilgili notlar tutarak , başkasına ( tv'ye bile olur ) anlatarak , görseller kullanarak aktif bir çalışmaya ulaşmış oluruz .

Öğretmeninizden Bilgi Alın 

Her öğretmen bilgi vermese de sınavın nasıl bir şekilde olacağı ve hangi konulara daha çok önem vereceğini öğretmeninize sorun .Sınavın test mi yoksa klasik mi olacağını öğrenin ...


Çalışma Saatlerinize Dikkat Edin 

  Her nekadar gündüz çalışmaları desteklense de geceleri sessizde daha iyi anladığını düşünenler vardır .Bu kendiniz karar vermesi gereken bir şeydir.

    Uyumadan önce notlarınızı gözden geçirin .Çünkü uyku halinde beynimiz gün içerisinde neler yaptıysak onu inceler..

Yapılan bazı testlerde öğrencilere 20 kelime verilmiş ve öğrencilerin ilk ve son kelimeleri daha iyi hatırladığı görülmüştür.Bunu yapan beyin , uyku halinde de aynı mekanizmayı kullanır .Bu sebeple uyumadan önce ve günün ilk saatlerinde yapılan çalışmalar daha etkili olur .

Not Tutun
 Klasik bir sistem olan not tutma sistemi aktif çalışma yapmamızı sağlar. Yalnız eğer fark ederseniz herkesin farklı not tutma sistemlerine sahip olduklarını görürsünüz .Daha verimli sonuç almak için nasıl etkin not tutulur bunu gelecek günlerde iki bilim adamının not tutma sistemini paylaşarak göstereceğim ..


Kolaylaştır
Bir sürü kelimeler , ezberlenecek formüller olabilir. Bu kelimeleri ve formülleri hatırlayabileceğimiz şekilde şifrelemek faydalı olacaktır .

Stres Yapma
   Bu zamana kadar çok sınava girdiniz , üzüldünüz ve ya sevindiniz hepsi geçmişte kaldı.Bu sınavda aynen öyle .Sınava gireceksiniz ve bitecek ..Yıllar sonra bir anı olacak .Evet hayatınızı belirliyor olabilir fakat stres yapmak fayda sağlıyor mu ? Hayır ..Öyleyse strese son .Beyninize stres diye bir kelime olmadığını ve ya stresin zarar verdiğini , strese gerek olmadığını söylediğiniz de yakın bir zamanda bu kötü alışkanlıktan kurtulduğunuzu göreceksiniz.

Kendine Güven 
 Sınavı görmeden nasıl olacağını bilemezsin .Daha sınava girmeden önce düşük alacağını düşünmez sadece motivasyonunu bozar .

Unutma !!!

İlk soru zor soru olabilir . Birinci soruyu yapamadın diye üzülme , diğer sorulara bak ve sana kolay gelenden başla.Eğer sınavı devam ettirecek motivasyonun kalmadıysa biraz soluklan kağıda bakma ve rahat hissedince farklı bir sorudan devam et ..

   

14 Mart 2017 Salı

İstenilmeyen Alışkanlıklar




   Başarıya getiren yollarda hangi günlük alışkanlıklara sahip olmamız gerektiği konusunda yazmıştım .Şimdi ise günlük olarak neleri yapmak ve neleri yapmamak zarar verir bundan bahsetmek istiyorum .

Öncelikle şunu bilmek gerekir ki alışkanlıklar değişir fakat alışkanlık dediğim şey bir gecede değil uzun bir süreç içerisinde oluşur .Yani yıllardır yaptığımız bir şeyden vazgeçmek ve yeni bir harekete , yeni bir yaşam şekline girmek kolay değildir ve aynı zamanda zorda değildir.Bilmiyor musunuz alışkanlığa sahip olmak ne gerektirir ?;   sabır ve sevgi

   Sabır çünkü hemencecik olan bir şey değil .Sevgi çünkü hergün yapmak gerekiyor .

  Şahsen ben yıllardır fazla uyuma problemi ile karşı karşıyayım fakat fark ediyorum ki ne zaman kalkmak istersem kalkabiliyorum .Yani önemli olan beyne emri vermek .Haydi öyleyse beynin kaptanı nasıl olunur onu öğrenelim !

Yapılan yanlışların başında gelir .Sabahlar genellikle çok yoğun ve acele içerisinde geçer ve sabah'ta bereket vardır .Direk olarak harekete başlamak yerine bu güzel vakti liste oluşturmak için geçirmemeli .Gece uyumadan önce liste oluşturmak ve bunu yazarak beyne hamallık ettirmemek gerekir.Biliyorum çoğumuz liste yapamıyor , doğrusu bende bunu deneyip bırakanlardanım .Neden denemeyelim ben de karar verdim şimdi tekrar deneyeceğim  insaAllah.

Yapılması gereken : Günlük yapman gerekenler bittiğinde , uyumadan önce veya musait olduğun akşam vakitlerinde yarın ki gün neler yapman gerekdiğini yaz ve uygula .Unutmaki ; önemli olan alışkanlık haline gelmesi .Ramazanda  ay tutuyoruz  ay yiyoruz haliyle alışkanlık olmuyor .


Sabah gibi önemli bir vakitte sosyal meyda gibi hayatımızı çalan ve dikkatimizi çekmek için bir oynak ayı gibi oynayan medya ile güne başlamak malesef ki kaçınılamaz oldu .Uyanıyoruz , telefona bakıyoruz sonrasında bir bakmışsın sınıf grubunda konuşmalar olmuş , haber mesajları gelmiş felan filan ...Değerli sabah vakitleri gidiyor Herkes kendi sabah'ını tutsun arkadaş, ben benimkini sen seninkini.( Sen yapmadıkça kimse gelip senin hayatında pozitif yönde değişim yapmaz) 


Yaptığımız her şey için özel bir zaman olması iyi olur .Okula şu vakitte giderim , örgümü şu vakitte örerim , akrabayı şu vakitte ararım ,çocuklarla şu vakitte çalışırım gibi...
Fazla önem , odaklanma ve konsentrasyon isteyen işleri daha çok enerjik olduğunuz vakitlerde yapın .


İlk okulda  kirlilikler içerisine gürültü kirliliğide alınırdı fakat dikkat eden yok .Her yer gereksiz seslerle kaplanmış durumda .Günlük olarak 10-15 dk kendinizi dinlemeniz , hatta şaka yapmıyorum bir ihtiyacım var mı , neler yapıyorum diye sorun .
Yanlış anlamayın uzun olmasın dedim , kısa emelleri aşmadan uzunlara ulaşılmaz bu sebeple 10 yıl sonra milletvekili olacağım , 20 yıl sonra CEO olacağım gibi sözler onlar için çalışmadan gereksiz kalıyor .Bu durumda ise kısa emeller imdada yetişiyor .
Diyeceksiniz hadi diğerleri anladım arkadaş ama neden meşgul olmayayım .Öyleyse bir sakinleş , seni ilgilendirmeyen şeyler ile meşgul olma .Onlar ancak senin vaktini çalar.

Her ne olursa olsun , hayat işte 
Adı bir kelime Dünya burası 
Yol uzundur , dünyadaki kısa 
Seven çoktur , dünyadaki az
Gülen çoktur , çocuk iken 
Çığırır cıvıl cıvıl kuşlar , Dünya kısa 
Değmez bir gözyaşına , Dünya Kısa

Unutmayın ki ilk adımı atmadan bu alışkanlıkları  edinemezsiniz veya size uygun mu bilemezsiniz .

13 Mart 2017 Pazartesi

Günlük 5 Alışkanlık İle Mutlu Günlere




    Herkes sürekli nasıl günümü daha etki yapabilirim diye soruyor .Değişen hayat koşulları ve sosyal medya çukuruna batmış olan bir ayak ... bunlar hep bizim gereksiz şeylerle ilgilenmemizi ve yapabileceğimizden daha az yapmamıza sebep oluyor .Hayatımızdan daha çok verim alabilmemiz için bir kaç yol paylaşacağım .

Öncelikle unutmayalım ki alışkanlıklar başarıya ve başarısızlığa giden anahtardır .Hangisini isterseniz onu kullanırsınız .Başarılı insanları başarıya ulaştıran söyledikleri değil yaptıkları olmuştur yani alışkanlıkları

Her Gece Gelecek Gün Neler Yapacağını Belirle

Verimli bir gün geçirebilmek, hedeflerimize daha çok yaklaşabilmek için ne yapacağımızı bilmek önemlidir.Günlük olarak yapma- listesi oluşturmak ne yapmamız gerektiğini hatırlayıp onların üzerinde çalışmamızı sağlar .Eğer yapmaz ise ne yapmamız gerektiğini unutur veya beyine hatırlama emri veririz fakat bu emri herzaman vermek beyne çöp atmak gibi olur .

Burada dikkat edilmesi gereken her sabah değilde bir gece öncesinden hazırlanmasıdır .Çünkü sabahlar genelde telaşlı geçer ve gece uyumadan önce ki hormonlar bu düşünceye daha yatkındır .

Bir Rutine Sahip Ol
Bu yukarıda ki konu ile biraz bağlantılı .Hergün aynı şeyleri yapmak değil de  ; aynı şeyleri aynı saatte yapmak .Nasıl hergün yemek aynı vakitte yeniyor , okula aynı vakitte gidiliyor ve beynimiz buna alışıyor .Bu alışkanlık sadece bizim için değil aynı zaman da beynimiz içindir.Erken kalkan yol alır derler , erkenden kalkmalı .


Belli Vakitler Çevresinde İşlerini Yap 
 Örneğin her namaz arası bir iş bitireceğinizi söyleyin böylece işlerinizi daha hızlı yaparsınız .
Her Seferinde Bir İş Yapın 
  Dikkatinizi sadece bir işe verin onu bitirin sonra diğerine geçin böylece özgüveniniz artar ve daha çok şey bitirdiğinizi düşünürsünüz.
Dinlenin 
Makine bile olsa aşırı uzun süre çalışamaz .Yapmanız gerekeni bitirdikten sonra iyi bir dinlenmeyi haketmişsinizdir.

Olgun 30 Yaş Sendromu



   

    Merhaba hoşgeldiniz , hiç 30 yaş sendromu denilen bir şey duydunuz mu ? Hatırlıyorumda geçen yıl hazırlık okurken ingilizce dersime giren öğretmenlerimde birisi 30 yaşında olup halen daha evlenemediği için sıkıntı yapıyordu yani 29 iken yapmaya gerek yok :)

   Ne 30 bilmiyorum ama hani birisi esner diğerine de esneme gelir ya aynen böyle bir duruma gelmiş 30 yaş sendromu hatta daha ileri gibi kronikleşmiş ve hastalığa yol açar hale gelmiş ...

Eğer benim diğer yazılarımı takip ettiyseniz ben sürekli yaptığımız ve sahip olduklarımıza karşı sabırlı veya diğer bir dille pozitif olarak davranmayı tavsiye eden ama bunu örneklerle anlatmıştım .

Şuan sizlerle paylaşmak istediğim şey ; 30 yaş sendromuna giren değil de 30 yaşına gelip bardağın dolu tarafından bakan bir abinin sözleri olacak .Kendisi bize tavsiyede bulunmak istiyor .


  Hayata Dört  Etkisi 
1) Hayata erken başlamak herzaman iyidir .13 yaşımdan beri dinimle ilişkiliyim . 20 yaşında evlendim ve 21 yaşımda baba olup ilk kitabımı yazdım .Eğer bunlara erken başlamasaydım şuan bu seviyede olamazdım .

2) Ailene gereken önemi ver ve onlar için dua et.Zaman geçer ama biz yaptıklarımızla kalırız bu sebeple vakit geç olmadan onlara gereken önemi ver .

3) İyi şeyler yaşamın bir parçası olduğu gibi kötü ve istemediklerimizde yaşamın bir parçasıdır .Bu sebepledir ki , hayatta sürekli güzel şeyler olmasını umut etme .Bu hava durumu veya mevsimler gibidir .Yağmurlu hava güzel değildir bir çoğu için fakat getirisi güzeldir ki bunu yağmur yağmadan bilemezdik .Sabırlı ol .

4) Hayat gerçekten kısa , ne istediğini bilmiyorum ama tek bildiğim var ki insanlar ölüm yataklarında çoğunlukla neler yaptıklarını değilde neler isteyip yapamadıklarını düşünüyorlar .Allah istediklerinizi gerçekleştirmekte yardımcınız olsun ve hakkınızda hayırlısını versin .

  İlişkiye Dört Etkisi 
1) Herkesin onuru var , onları incitmek yerine anlayışlı ol eğer konuşmak istemezsen uzak dur bu kalp kırmakdan iyidir
2) Affetmeyi unutma , her insan yanlış yapar .

3) En önemli olanla , sana vakit verene vakit ayırmayı unutma

4) Kendine vakit ver , her gün günlük olarak ne yaptığını incele ve yanlışlarını çöz .Yanlış yapınca üzülme , kendini hesaba çekmek bir yanlışı yüz kere yapmayı engeller.

Kişisel Gelişimde 5 Etkisi 
1) Hergün kendini , zekanı geliştirecek aktivitelerde bulun .Bu kitap okumak ile , videolardan öğrenerek veya istediğiniz konu üzerinde kendinizi geliştirmek olabilir. Her günün birer inci kadar önemli olduğunu unutmayın .
2) Elindekinin değerini bil .
3) Amaçların olsun , düşünki bir yola giriyorsun amaçsız olmaz değil mi? Amaçsız insan nereye gideceğini bilemez .
4) Özgüvenin olsun , kendine güven .
5)Bir şeye başlamak için pazartesileri , ay başlarını , yılın ilk gününü bekleme bir bakmışsın hiç gelmez ...

   Aslında önemli olan güzeli görebilmekti. Belki de sevgiliye ulaşabilmekdi büyümek , belki de hayallerine bir adım daha yaklaşmak ....

12 Mart 2017 Pazar

İş Stresini Azaltmanın 7 Yolu




   Her ne okumuş ve hayatınızda ne yapmış olursanız olsun dünya da bir çok kişi lerinden pişmanlık duymakta ve nefret etmektedir .Tabiki işe olan sevgisizlik aileye, çevreye , kişinin sağlık durumuna olumsuz bir değişim olarak geri döner .Böyle bir durumda yapılması gereken öncelikle gerçekten yaptığımızi seviyor muyuz diye kendimize sormalıyız .

 Şuan bu makaleyi yazarken hatırladım da yıllar öncesinde Les Brown'ın bir videosunu izlerken anlattığı bir hikaye aklıma geldi .Bir bayan kendisine işinden nefret ettiğini söylemiş, bundan yakınmış ve ona nasıl bir tavsiye verebilir diye sormuştu.Bunun üzerine Les Brown ona bir sayfaya işle ilgili sevdiği her şeyi yazmasını istemişti.Kadın bunu yapmaya başladı ve günler sonra gördüğü şey ise ; bayanın işe karşı duyduğu olumlu düşünceleri olumsuzlardan daha fazlaydı ve işle ilgili sevdiği ve yaşadığı her güzel an listeyi daha uzun hale getiriyordu .

Şu bir gerçektir ki ; olumlu yönleri görmeye çalışırsak sahip olduğumuz için şükrederiz ama tabiki inizde size haksızlık yapıldığını ve hayatınızı gereksiz yere orada geçirdiğinizi düşünüyorsanız unutmayın her şey sizin elinizde .

 Müsaadenizle asıl konuya gelmek istiyorum ; neredeyse herkes işte stres yapıyor ve her şeyin tekniği olduğu gibi işte stresi azaltmak için verilecek küçük fakat etkili tavsiyeleri size anlatmak istiyorum .

   İşde yaşanan stres ikiye ayrılır .Birisi iyi strestir .İyi stres yapılması gereken işin sonlanması gereken bir zaman olduğunda ortaya çıkar , her nekadar bizi stresin içerisine soksa da bizi çalışmaya iter fakat süreklii yetiştirmeye çalışmak ve bunun için stres yapmak hoş olmaz .

Diğer stres ise kötü stresdir .Bu kızgın müşteri , yaramaz öğrenciler , sürekli bozulan makine sonucunda meydana gelir ve nekadar kaçınırsak kaçınalım uzak durması zor bir durumdur çünki bizim kontrolümüzde gerçekleşmez 

          İş Stresini Azaltmak İçin Ne Yapabiliriz 

 Hazırlıklı Ol 
 
Eğer işde 100% rahat ve stressiz olacağınızı düşünüyorsanız hayal kırıklığına uğrarsınız .Eğer ortada yapılan iş varsa kesinlikle 1% bile olsa stres vardır .Yani %0 stres ile tamamen özgür bir şekilde çalışacağınızı beklerseniz stres olunca daha da gerilirsiniz ama bu tür şeyleri gayet doğal görüyorsanız , her türlü durum karşısında rahat olursunuz .

Eğer stres yapmanızın nedenini biliyorsanız buna hazırlıklı olun .Örneğin sürekli bozulan makine sizi stres'e sokuyorsa ne yapmanız gerektiğini iyice kavrayın veya sizi strese sokan bir insan varsa buna karşı nasıl önlem alabilirsiniz düşünün.Eğer problemlere çözüm bulamazsanız problemler hep o şekilde durur.

Neler Yapman Gerektiğini Bil 
Günlük olarak te neler yapmanız gerektiğini bilmiyor olmanız sizi strese sokar .Önceliklerinizi bilin ve bunlar üzerine odaklanın .


 Sakinleşme Tekniklerini Dene 

Bu belki abartı gelebilir fakat aşırı stres yapan insanlar için nasıl rahatladıklarını bilmek önemlidir.Örnek olarak ; yüzünüzü yıkamak , nefes alma egzersizleri...

Kısa Sürede Bitirmeniz Gereken İşleri Almayın 

Eğer yaptığınız in çok kısa bir sürede bitmesi gerekiyor ise bu sizi strese sokar .Bundan uzak durmak en iyisi olacaktır .

Her Adımda Bir Problemi Çözün 

Ortada birden çok problem olabilir.Öncelikle birini bitirin sonra diğerine geçin ki en azından bir problemi sonlandırmış olmak üzerinizdeki yükü ve stresi hafifletir.

Her Şey Bitiyor 
 Her vaktin ve sıkıntının son bulduğu gibi boğuştuğun her sıkıntının da sona ereceğini unutma. 

Deneyimli Ol

 Deneyimli çalışanların daha az stres yaptıkları ve hatta problemleri hiç takmama havasına girdikleri görülür .İşinizde yeni olsanız bile deneyimli birisi gibi davranmanın zararı yoktur :) 



11 Mart 2017 Cumartesi

Sevgisi İçin Düşen Adam



       Saat tıklıyor , zaman su gibi akıp gidiyor .Yarın daha iyi , daha başka birisi , bugün gördüğün seni hayallerinde ki sen'e dönüştürmek istiyorsun .Kendini başarıyor  görüyorsun ,ulaşmak istediğin hayallerin amaçların var.Tebrikler , hayallerin seni dünya ki bütün insanlar içerisinde 5% lik bölüme girmeni sağladı .

   Sana yaşanmış bir hikaye anlatmak istiyorum .Fakat bundan önce insanlar arasında yayılmış yanlış bir düşünceyi size açıklamak istiyorum .

   Başarısız olmakdan korkmanın seni başarısızlıkdan uzak tutacağına inanıyor olabilirsin .Büyük yalanlar ...

 Ben sürekli başarısızlıkdan korkarsam bu beni başarıya götürür diye düşündüm fakat yanılmışım .Sürekli başarısızlığa düşenlere bakıp , asla böyle olmak istemem diye düşünürdüm .

Bir gün yolda yürürken çok yaşlı bir adam gördüm .Bu adam çok zor bir şekilde yürüyordu ve yoldan karşıya geçerken düştü .

 Hemen gittim ve ka1kması için yardım ettim .Yaşlı adam teşekkür etti ve aramızda kısa bir konuşma geçti..

 Tam konuşmamızı bitirmiş , ayrılırken ona ; güvenli yerlerde dur , güvende ol dedim .

Yaşlı Adam bana döndü ve 'yürümeyi seviyorum , yürümeye olan sevgim düşmeye olan korkumdan daha yüksek' dedi

Yaşlı adama ' peki ya güvenliğin ne olacak ? düştüğünde kendini incitiyorsun , biryerinin kırılmasını ister misin?' dedim

Yaşlı adam aynen şu şekilde cevapladı ; Yaşamak ne yapmak istiyorsan onu yapmak demekdir.Eğer sevdiğim şey için düşecek isem , öyleyse hazırım .'

 Sonra ayrıldık ve onu bir daha görmedim .Fakat yaşlı adamın söyledikleri aklımdan çıkmıyordu .

Çünkü yeni bir şey farketmiştim .Bildiğin gibi , ben sürekli düşmekden korkmuştum , düşmekden çılgınca korkmuştum , sadece yürümek istemiştim yani başarmak ...

Çünkü korku beni sürekli başarmaya iter zannetmiştim ..Yanılmıştım oysaki ..

Bugünden sonra başarıya ulaşmanın anahtarını bulmuştum .Başarmanın anahtarı ; Sevmekdi ...Sevdiğini yapmakdı .

Düşündümde o yaşlı adam düşmekden korksaydı yürümeye bile cesareti olmazdı .Sevdiği şeyi yapamazdı .

Fakat yürümeye duyduğu sevgi ona sevdiği şeyi yapmak için bütün cesareti vermişti .Hatta sadece yürümek adına , 10 kere düşmeyi göze alıyordu

Sanmıyorum ki bu yaşlı adam ölüm yatağında bunun için pişman olacak çünkü zaten istediği , sevdiği şeyi yapmakdan onu uzak tutan hiçbir şey yok ...

 Artık bende ,sende ...Bizi tutan ne ? Sen de yürümeyi sevdiğin  için düşmeyi , sevdiğin şeye ulaşmak için her şeyi göze alıyor musun ?

10 Mart 2017 Cuma

Bahane Yapmayi Birakmanin Yolu




   Belkide gördüğünüz en iyi futbolcuyu o şekilde , üstün tecrübeli olarak doğduğunu sandınız .Belki de Muhammed Ali boksör'ün hayatında hiç yenilgi almadığını düşündünüz.Dağlara tırmananların hiç düşmediğini düşündünüz.Dünyanın en büyük firmasının hiç problemleri olmadığını , gece gündüz problemsiz çalıştığını düşündünüz .Sınıfınızdaki en başarılının süper zeka olduğunu düşündünüz ...Bunların hepsi birer aldatmaca

  Eğer başarı varsa , o yoldaki engeller atlanıp o seviyeye gelinmiş demektir.Herkesin o üstün güçlerle doğduğunu düşünmektense , bahane yapmayı bırakıp , sana layık , hayal ettiğin o şey için çalışmanın vakti geldi .Çözüm yolu ; bahane yok!
                Başaranların Gözünden Bahaneye Bakış        

   Basketbolcunun  Gözünden Bahaneye Bakış ;Belki de her oyunu kazandığımı inanmanızı sağladım.Belki de
 spor salonun da hiç çalışmadığı direk olarak basket sahalarına çıktığımı düşünmenizi sağladım.Belki de bu benim suçum başarısızlığımı , ne kadar acı çektiğimi , ne kadar çok çalıştığımı görmediniz.Belki de çektiğim acıların bana motivasyon verdiğini size söylemedim.Belki de harika bir bastekbolcu olmamı yaratıcı tarafından verilen bir hediye sandınız ..Oysaki ben hayatımın her günü en iyi basketbolcu olmak için çalıştım ...Yada siz sadece çalışmamak için bahane uyduruyorsunuz

  İş Adamının Gözünden Bahaneye Bakış

İnsanlar sürekli param yok , ekipmanım yok , vaktim yok , yaşım çok ilerledi , başaramam , destekleyen yok ... gibisinden bahaneler uyduruyorlar .Fakat sen gerçekten bu işi seviyorsan , bahaneye hayır .Ya o hayallerinde ki şey için çalışırsın yada bahaneler bir gün pişmanlığa döner.Sadece yapmak istediğin şey için çalışmalısın ve en iyi sonuçta onu bir işe dönüştürebilirsin

                                    Bahaneler  Daha Neler ?

   İşim yok , bir süre problem var diyor ve başaranların başarıyı nasıl elde ettiğini merak  mı ediyorsunuz ?

   Bahane Yapmayı Sonlandırmak Beyinde Başlıyor !

Başarılı insanlara bakıp neden onlar gibi imkanlara sahip olmadığını merak ediyorsan şunu bil ki , başarı insanlar bahane yapmıyorlar .Problem varsa o problemi çözmek için çalışmak onları daha ileriye götürüyor , daha güçlü kılıyor.

 Gelecek için umutlu ol ve hayallerinin peşini bırakma!

    Çocuk problemler ile boğuşuyor idi sonra annesine artık bunların üstesinden gelemeyeceğini ve bırakmak üzere olduğunu söyledi .Annesi ise 'beynin var mı' diye sordu .Çocuk 'evet' olarak cevapladı .Annesi 'öyleyse sen bu durumun üstesinden gelebilirsin sadece kendine güven ve problemi çözmek için çalış , sen kendi problemini çözmezsen diğerleri umursamaz bile , unutma denizde yüzüyor olabilirsin ama boğulacak gibi olursan diğer insanların seni kurtarma ihtimali 100% değildir ama sen yüzmeyi iyi biliyorsan boğulmazsın' dedi ve bunun üzerine çocuk bir daha bahane yapmadı...

   Yani gerçekten seven bahane yapmaz .Her şey beyinde başlar ve ya biter derizya .Evet bahane yapmayı sonlandırmak her nasıl beyinde başlasa da bunun en büyük etkisi kalptir.Çünkü okadar istersin ki o şeyi, ona ulaşmak için yaşının geç olmasını , paranın olmamasını gibi küçük engelleri  bahane yapmazsın .

   Bahane Yapanlar ; bugün isimlerini bilmediğimiz insanlardır .Bildiklerimizi ise bahane yapmadıkları , hayallerini gerçekleştirmek için çalıştıklarından dolayı biliriz .

Tembel Olmaya Nasıl Son Verilir






      Tembellik , sizi en çok üzen alışkanlığınız .Alışkanlık diyorum , çünkü sürekli yaptığımız her şey birer alışkanlıktır .

 Tembellik yapmaktan , bu özelliğinizden bıktınız öyle değil mi ?Artık sizde herkes gibi 24 saati en iyi şekilde kullanmak , enerjik olmak , bir kere yaşadığınız şu hayatta güzel şeyler elde etmek istiyorsunuz .

Şahsen ben tembellik alışkanlığı hatta hastalık olarak bile nitelendirebileceğimiz bu illetten çok çektim .
Tembellik alışkanlığından kurtulup bana yardım eden o çok önemli yolu sizinle paylaşmak istiyorum .

 Tembelliği bırakmak için yapabileceğimiz çok şey vardır ama eminim ki söyleyeceğim şey sizi tembellikten kurtaran ve etkin bir hayata sahip olmanızı sağlayacak bir tavsiye olacak .

 Tembellik ; tembel olduğunuzu düşündüğünüz için meydana gelir .Yukarıda yazdığım her şey kabul mu ettiniz ? Tembel olduğunuza mı inandınız ? 

Sürekli tembel olarak yaratıldığınızı , tembel olduğunuzu söylüyorsunuz .Tembel olmanın hiç bir sebebi yoktur ancak sen istersen tembel olursun .Tembellik yapmanın bahanesini uydurarak böyle yaratıldığını söyleyerek ancak kendine zarar verirsin ; böyle yapmak yerine tembel olmadığını düşün . 

  Aynı şekilde eğer çok uyuyorsan ; çok uyumadığını , uykudan nefret ettiğini düşün .Böyle düşün ki beynin emri değiştirsin .Çünkü tembel olduğun emrini beynine veren sendin .Şimdi artık beyne emir vermenin vakti.

Beynin cahilliğinin esiri olma. Beyin sen ne dersen onu yapıyor .Bundan dolayıdır ki sen neye inanırsan beyninde onu yapıyor .

Tembellik ; bir his değildir .Tembellik yaptığınız bir aksiyondur .Tembellik yapılır , hissedilmez .

Aktif olmak , enerjik olmak , yaptığın sevmek ...bunlarda birer hareket , aksiyondur .

Yani tembellik yapmayı bırakıp başarılı olmak sadece bir düşünce değişimi kadar basittir.Düşüncenin , tembellik üzerindeki inancını değiştir, sen değişeceksin ve etrafındakilerde bunu fark edecek.

Tembellik yapmak dedim .Peki ya nedir tembellik yapmak ; seni ilgilendiren , senin için önemli olan konu üzerinde yoğunlaşmamaktır .Tembel olarak toplum içerisinde bilinenler sürekli uyudukları ve oturdukları için böyle bilinmez .Onlar sadece farklı ve diğer insanlar tarafından gereksiz gözüken konular üzerinde yoğunlaşırlar .Bir iş yap dersin , yapmaz veya yavaş yapar , bunun sebebi ise onu yapmak istemediği içindir .Oysaki isteseydi onu en iyi şekilde yapardı.

     Özet olarak ; başarılı olduğuna sen inan ki başkaları da sana inanacak potansiyeli sende görsün .Şahsen ben hep yaptığım her şeyi küçük görürdüm , saatlerce ders çalışsam bile onu küçük gördüğüm için çalışmamışım gibi gelirdi .Diğer insanlar çalıştığımı söyleyince , hayır derdim. Hep tembel olduğuma , ve sürekli geç yatıp geç kalkdığım için uykuyu sevdiğime inanmıştım ama yanılmışım .Her şey beyinde başlarmış .Şükür ki başladı .Sende geç olmadan , pişmanlık zamanları gelmeden , yaş ilerlemeden beynine emri ver ' Ben tembel değilim , olabileceğim en iyisi olacağım!'